malatya escort

SGK Kısa Vadeli Sigorta Kolları Uygulama Tebliği

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından:

KISA VADELİ  SİGORTA KOLLARI UYGULAMA TEBLİĞİ

(29.09.2008 tarih ve 27011 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

Amaç

            MADDE 1 – (I) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal sigorta hükümleri ile getirilen Kısa Vadeli Sigorta Kolları uygulamaları ile genel sağlık sigortası bakımından sağlık hak sahipliği işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek ve düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (I) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa tabi işyeri, işverenler, sigortalı, hak sahipleri ile diğer ilgili kişi ve kuruluşlar açısından, kısa vadeli sigorta kolları işlemlerinin ve genel sağlık sigortası bakımından sağlık hak sahipliği işlemlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (I) Bu Tebliğ, 28/08/2008 tarihli ve 26981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 130 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (I) Bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Ayakta tedavi: Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucularında yatırılmaksızın ayakta sağlanan sağlık hizmetlerini,

b) Aylık: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malûllüğü halinde yapılan sürekli ödemeyi,

c) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

ç) e-Sigorta: İşveren, alt işveren, sigortalı, genel sağlık sigortalısı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşlarca bu tebliğde belirtilen belgelerde yer alan bilgileri internet, elektronik ve benzeri ortamda Kurumun veri tabanına aktarılmasını ve bu şekilde aktarılan bilgiler ve talepler ile Kurumca yürütülen sosyal sigorta işlemleri sonuçlarından uygun görülenlerin işveren, sigortalı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşlara verilmesini sağlayan elektronik portalı,

d) Genel sağlık sigortalısı: Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan kişileri,

e) Genel sağlık sigortası: Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortayı,

 

f) İşveren: Sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,

g) İşyeri: Sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurları ile birlikte işlerini yaptıkları yerler ile bu yerlerde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler ile bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçları,

ğ) İşyeri sahibi: Kanuna göre sigortalı olanların işlerini yaptıkları işyerlerinin sahibi veya kullanıcısı olan gerçek ya da tüzel kişilikler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,

h) Prime esas kazanç: Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenecek miktarı,

ı) Kanun: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,

i) Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını,

j)  Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,

k) Kurum sağlık kurulu: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma halini, vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını ve malûllük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,

l) Sağlık hizmeti: Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere Kanunun 63 üncü maddesi gereği finansmanı sağlanacak tıbbi ürün ve hizmetleri,

m) Sağlık raporu: Uzman hekim raporunu/ sağlık kurulu raporunu,

n) Sağlık Kurulu raporu: İlgili daldan üç uzman hekimin katılımıyla, aynı daldan üç uzman hekim bulunmaması halinde ise ilgili dal uzmanı ile birlikte öncelikle bu uzmanlık dalına en yakın uzmanlık dalından olmak üzere başhekimin seçeceği diğer dallardan uzman hekimlerin katılımı ile en az üç uzman hekimden oluşan sağlık kurullarınca düzenlenen, başhekimlik mührü ve ıslak imza onayı bulunan sağlık raporunu,

o) Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri: Ülkemizin taraf olduğu sosyal güvenlik    sözleşmelerini,

ö) Ücret: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,

p) Ünite: Merkezde daire başkanlığını, taşrada sosyal güvenlik il müdürlükleri ile sosyal güvenlik merkezlerini,

r) Yatarak tedavi: Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusunda yatırılarak sağlanan sağlık hizmetlerini,

ifade eder.

Kısa vadeli sigorta kolları bakımından sigortalı sayılanlar

MADDE 5 – (I) Haklarında kısa vadeli sigorta kolları;

a) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar.

b) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar:

1) İşçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıklarına ve  yönetim kurullarına seçilenler,

2) Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Ek-1’de yer alan tabloda sayılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar,

3) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerin uyruğunda olanlar hariç, yabancı uyruklu, uyruksuz, göçmenler ve sığınmacı kişiler ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülke sigortalılarından, sözleşmede belirlenen istisna halleri dışında çalışmalarını hizmet akdine tabi sürdürenler,

4) Büyükelçilik, konsolosluk mensuplarının özel hizmetlerinde çalıştırılanlardan gönderen devlette veya üçüncü bir devlette sigortalılıklarını belgeleyemeyenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken buralarda çalıştırılan Türk vatandaşları,

5) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre, çiftçi malları koruma başkanlıkları veya meclisleri tarafından çalıştırılan koruma bekçileri,

6) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen umumi kadınlar,

7) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar.

c) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendine göre, köy veya mahalle muhtarı seçilenler ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan;

1)  Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar,

2) Gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olanlar,

3)  Kollektif şirketlerin ortakları,

4)  Limited şirketlerin ortakları,

5) Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları,

6) Adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları,

7)  Donatma iştirakleri ortakları,

8) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları,

9) Tarımsal faaliyette bulunanlar.

d) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar,

1) Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler.

(II) Haklarında Kanunun 5 inci maddesinde sayılan bazı sigorta kolları uygulanacak sigortalılar;

1) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı ile analık hükümleri,

2)  5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası, meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri,

3) Harp malulleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.

4) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler hakkında Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı hükümleri,

5) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri hakkında  kısa vadeli sigorta kolları hükümleri,

uygulanır.

(III) Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlara uygulanmaz.

(IV)  Kanunun 106 ncı maddesinin altıncı fıkrasında, 17.10.1983 tarihli, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun yalnız 1 ila 5 inci, 13 ila17 nci, 24 üncü ve 33 üncü maddelerinin yürürlükten kaldırıldığı belirtildiğinden, 2925 sayılı Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı ile ilgili olarak yürürlükteki hükümleri uygulanır.

 

İş kazasının tanımı ve kapsamı

MADDE 6  – (I) Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında, iş kazası;

a) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalının;

1) İşyerinde bulunduğu sırada,

2) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,

3) Görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

4) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatına tabi olup olmadığına bakılmaksızın yine bu mevzuatta belirtilen sürelerde çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

5)  İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

b) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışan sigortalının ise;

1) İşyerinde bulunduğu sırada,

2) Yürütmekte olduğu iş nedeniyle işyeri dışında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen yada ruhen özre uğratan olaydır.

İş kazasının bildirimi ve bildirim süresi

MADDE 7– (I) İş kazası, Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

a) (a) bendinde sayılan sigortalılar ile Kanunun 5 inci maddesinin (a) ve (c) bendinde sayılan sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde işverenleri, Kanunun 5 inci maddesinin (b) ve (e) bentlerinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde ise, eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde, Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendinde sayılan sigortalının iş kazası geçirmesi halinde, işvereni tarafından kazanın olduğu ve ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki yerel kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde,

b) (b) bendi kapsamında olan sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde; bir ayı geçmemek şartıyla kendisi tarafından geçirdiği iş kazasına ilişkin rahatsızlığının bildirimine engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içinde,

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Ek-7’de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesini vermekle yükümlü olanlar e-Sigorta ile Kuruma bildirir veya doğrudan ya da posta yoluyla da ilgili üniteye gönderebilir. Adi posta veya kargo ile yapılan bildirimlerde Kurum kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta ile yapılan bildirimlerde de postaya veriliş tarihi esas alınır. Bildirim için tanınan sürede resmi tatil günlerine rastlayan günler üç iş günü hesabında dikkate alınmaz.

(II) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki sigortalıların bildirim yapmaya engel durumlarını hekim raporu ile veya mücbir sebep olayını belgelemeleri şarttır.

(III) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde, belirtilen sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda, bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir.

(IV) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, işverenin kontrolü dışındaki yerlerde iş kazası geçirmeleri halinde, iş kazası ile ilgili bilgi alınmasına engel olacak durumlarda, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren bildirim süresi üç iş günüdür.

(V) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanların iş kazası geçirmeleri ve bu maddenin birinci fıkrası (b) bendinde belirtilen sürede bildirilmemesi halinde,  bildirim tarihine kadar geçen süre için yapılacak geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez. Bildirim tarihinden sonraki sürelere ait geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

Meslek hastalığının tanımı ve kapsamı

MADDE 8  – (I) Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında meslek hastalığı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.

Meslek hastalığının tespiti, bildirimi ve bildirim süresi

MADDE 9  – (I) Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;

a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi,

b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,

sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.

(II) Sigortalının, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra meslek hastalığı sebebiyle, Kanunda belirtilen yardımlardan yararlanabilmesi için eski işinden fiilen ayrılması ile hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için ilgili mevzuat doğrultusunda belirtilen süreden daha uzun bir sürenin geçmemiş olması şarttır.

(III) İlgili mevzuatta belirlenmiş meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olduğu için talepleri kabul edilmeyen sigortalıların yazılı başvuruları üzerine söz konusu hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı hususuna, meslek hastalığının klinik ve laboratuar bulguları ile belgelenmesi ve meslek hastalığına yol açan etkenin Kurum denetim ve kontrol ile görevli memurları veya Bakanlık iş müfettişlerince işyerinde yapılacak inceleme sonucunda hazırlanacak rapora istinaden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karar verilir.

(IV) Meslek hastalığının, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

a) (a) bendi ile 5 inci maddenin (a), (b), (c), (e), (g)  bentleri kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen sigortalı veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,

b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,

bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Ek-7’de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesini vermekle yükümlü olanlar e-Sigorta ile Kuruma bildirir veya doğrudan ya da posta yoluyla da ilgili üniteye gönderebilir. Adi posta veya kargo ile yapılan bildirimlerde Kurum kayıtlarına intikal tarihi, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta ile yapılan bildirimlerde de postaya veriliş tarihi esas alınır. Bildirim için tanınan sürede resmi tatil günlerine rastlayan günler üç iş günü hesabında dikkate alınmaz. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverenden veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıdan, Kurumca bu olayla ilgili yapılmış bulunan tedavi giderleri, yol parası ve zaruri masraflar ile diğer harcamalar, ödenmişse geçici iş göremezlik ödeneği tahsil edilir.

(V)  İlgili mevzuat doğrultusunda hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı belirlenir. Belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

İş kazası ve meslek hastalığının soruşturulması

MADDE 10– (I) İşverence düzenlenen iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ve eki belgelere göre, ünite, kamu idarelerinin görevleri gereği düzenlemiş olduğu belge ve tutanaklardan, sigorta olayı için gerekli bilginin temin edilmesi koşuluyla, başka bir soruşturma ve denetime gidilmeden olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağına karar verebilir, meslek hastalığında ise ilgili sağlık birimine sevk eder.

(II) Ünitece karar verilemeyen, şüpheli görülen ve tereddüt edilen, uzun süreli tedavi gerektiren, maluliyet veya ölümle neticelenen, Kuruma büyük mali yük getiren iş kazaları Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya Bakanlık iş müfettişlerince soruşturulur.

(III)  Bakanlık iş müfettişlerinin rapor ve tutanaklarında gerekli bilgilerin yer alması veya yargı kararının bulunması durumlarında, ünitelerce tekrar inceleme talep edilmez.

(IV) İş kazası ve meslek hastalığı soruşturmaları; sigortalılık durumu, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinde bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı, işyerinde sigortalının çalıştığı birimin meslek hastalığına sebep olup olmayacağı, işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin uygulanıp uygulanmayacağı, olayın meydana gelmesinde sigortalının kastı, ağır kusuru, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi ile üçüncü şahısların kusurlu hallerinin olup olmadığı hakkında karar verilebilmesi için yapılır.

(V) Kuruma bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığının anlaşılması halinde, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış ödemeler, gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan Kanunun 96 ncı maddesine ilişkin mevzuat uyarınca ilgilerden geri tahsil olunur.

Hastalık ve analık hali        

            MADDE 11- (I) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir.

(II) Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük halleri analık hali kabul edilir.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar

MADDE 12- (I) Kanunun 16 ncı maddesine göre, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.

(II) Analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verilir.

(III) Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

a) (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,

b) (b) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması,

şarttır.

(IV) Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan Kanunun 9 uncu maddesine göre sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya eşi analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum tarihinden önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneğinden yararlandırılır.

 

Geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tanımı

MADDE 13 – (I) Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama halidir.

(II) Geçici iş göremezlik ödeneği, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde Kanunda belirtilen geçici iş göremezlik sürelerinde verilen ödenektir.

Sigortalılara verilecek istirahatlar

MADDE 14 – (I) Sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği verilebilmesi için Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şarttır. Bunların dışında kalan hekim veya sağlık kurulları tarafından verilen ve istirahat süresi on günü geçmeyen raporlar, Kurumca yetkilendirilen hekim tarafından, on günü aşan raporlar ise sağlık kurulunca onandığı takdirde geçerli sayılır. Ancak, Kurumca yetkilendirilen sağlık tesisleri dışındaki sağlık tesislerinde yapılan tedavinin aciliyetinin Kurumca belirlenecek sağlık tesisince kabul edilmesi halinde istirahat raporlarının ayrıca tasdikine gerek duyulmaz.

(II) Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri çerçevesinde akit ülke sigorta kurumu mevzuatına göre düzenlenmiş ve sözleşmenin uygulanmasına ilişkin formülerlerle Kuruma bildirilmiş ayaktan veya yatarak tedavilerde verilen istirahat raporları aynen kabul edilir.

(III) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup, işverenleri tarafından yurtdışında görevlendirilen sigortalılar ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan ve yürütmekte oldukları iş veya çalışma konuları nedeniyle yurtdışında bulunan sigortalılara ve Kanunun 5 inci maddesi (g) bendi kapsamındaki sigortalılara ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki tedavileri sonucu verilen istirahat raporlarının ilgili ülke mevzuatına uygun olduğunun ülkemiz dış temsilciliklerince onanması halinde, Kurumca yetkilendirilen hekim ve sağlık kurullarının ayrıca onayı aranmaz.

(IV) Sigortalıların üçüncü fıkrada belirtilen haller dışında yurtdışında bulundukları sırada gördükleri tedavi sonucunda aldıkları raporlar için birinci fıkra hükümleri uygulanır.

(V) Tek hekim ayaktan tedavilerde tedavi altına aldığı sigortalıya bir defada en çok 10 gün istirahat verebilir ve kesintisiz bunu bir defa tekrarlayabilir. Tek hekimden iki defa istirahat almış olan sigortalının tedavisine devam edilmesi gerektiği takdirde, sigortalı Kurumca yetkilendirilen sağlık kuruluna sevk edilir.

(VI) Sigortalılara bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından ayaktan tedavilerde verilecek istirahat sürelerinin toplamı 40 günü geçemez. Bu süreyi aşan istirahat raporları sağlık kurulunca verilir.

(VII) Sigortalılara tek hekim tarafından istirahat verilmesi durumlarında, sigortalının çalışmaya başlayabileceği tarih, sigortalının istirahatlı kılındığını gösteren belgede hekim tarafından; istirahat, sağlık kurulu tarafından verilmişse çalışabileceği tarihin sağlık kurulu raporunda belirtilmesi, istirahat verilmemesi durumlarında da çalışabilir belgesinin düzenlenmesi gerekir.

(VIII) Kurumca yetki tanınan işyeri hekimi bir kerede en fazla 2 gün istirahat verebilir.

(IX) Kurumca yetkilendirilen tek hekim veya sağlık kurulu tarafından verilecek istirahatlar, örneği Kurumca belirlenecek belgenin doldurulması veya elektronik ortamda düzenlenmesi suretiyle verilir.

(X) İstirahat raporlarında sigortalının çalışıp çalışamayacağı veya kontrol muayenesinin yapılıp yapılmayacağı hususu belirtilir. İstirahat raporunun bir nüshası işyerlerine ibraz edilmesi için sigortalılara verilmek, bir nüshası Kuruma gönderilmek üzere en az iki nüsha olarak düzenlenir.

(XI) Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, geçici iş göremezlik belgesi, sağlık kurulu raporlarının aslı ile vizite kağıtları birlikte listeli olarak üst yazı ekinde düzenlendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde sigortalının iş yerinin kurulu bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüklerine/ sosyal güvenlik merkezlerine, sözleşmeli ülke sigortalısının belgeleri ise sağlık yardımı belgesini düzenleyen sosyal güvenlik il müdürlüklerine/ sosyal güvenlik merkezlerine gönderilir.

(XII) Üç nüsha olan iş göremezlik belgeleri, kontrollü istirahat verilmesi halinde, asıl düzenlenen nüsha sağlık tesislerince Ünitelerimize gönderilmek üzere alınacak, ikinci ve üçüncü nüsha kontrol muayenesine gelirken getirilmesi için sigortalılara verilecektir. Sigortalılar kontrol için geldiklerinde istirahatlarının uzatılması gerekiyor ise, belgenin ikinci nüshası sağlık tesislerince ünitelerimize gönderilecek, üçüncü nüshası sigortalılara verilecektir. Kontrolsüz on güne kadar istirahat verilmiş ise, belgenin doldurulmadan önce bir nüshası imha edilip, iki nüshası kullanılacak, doldurulan asıl nüshası ünitelerimize gönderilmek üzere alınacak, ikinci nüshası sigortalılara verilecektir. Sigortalılar kendilerine verilen iş göremezlik belgelerinin nüshasını, işyerinde çalışmadığına ilişkin belgenin düzenlenmesi için işverenlerine ibraz edeceklerdir.

(XIII) Sigortalıların aldıkları iş göremezlik belgesi ve sağlık kurulu raporlarının nüshalarını işverenlerine ibraz etmeleri üzerine işverenlerce, istirahatın başlangıç ve bitim tarihini göz önünde bulundurularak, “sigortalının istirahatlı olduğu sürede çalışmadığına ilişkin belgeyi” düzenleyerek e-sigorta sistemi üzerinden Kuruma bildirilecektir.

Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi

MADDE 15 – (I) Geçici iş göremezlik ödeneği;

a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,

b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesi kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğramaları halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,

c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ve aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün, sigortalı kadının isteği ve hekimin onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması halinde, sigortalının bu sürede çalışmamış olması şartı ile sigortalının isteği ve hekim raporu ile doğum öncesinde kullanılmayan sürenin beş haftaya, çoğul gebelik halinde yedi haftaya kadar olan kısmından doğum sonrasına ilave edilen her gün için,

verilir.

(II) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık hallerinde genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede her  gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Ancak doğum öncesi ve sonrası geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.

(III) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde, verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde Kanunun 17 nci maddesine göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde üçte ikisidir.

(IV) İş kazaları ile meslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortalarından, yeniden tespit edilen alt sınırların altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek alanların veya almaya hak kazanmış yahut kazanacak olanların bu ödenekleri, günlük kazancın alt sınırındaki değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak, yükseltilmiş günlük kazançların alt sınırına göre artırılacağından alt sınırın arttığı tarihten evvel geçici iş göremezliğe uğrayan ve geçici iş göremezlik durumları bu tarihten sonra da devam edenlerin geçici iş göremezlik ödeneği hesabına esas alınan günlük kazançları yeniden tespit edilen alt sınır üzerinden hesaplanarak ödenir.

(V) Bir sigortalının, aynı zaman içinde ve aynı sigortalılık haline tabi olacak şekilde birden fazla işyerinde çalışması halinde, ödeneklere esas tutulacak günlük kazancının tespitinde, üst sınır dikkate alınarak her bir işyeri için ayrı ayrı bulunacak günlük kazançların toplamı ödeneğe esas günlük kazancını oluşturur. Ayrıca, bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.

(VI) Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı özürlülük veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden itibaren Kanunun 18 inci maddesine göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.

(VII) Kamu idarelerinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar ile toplu iş sözleşmesi yapılan iş yerlerinde çalışan sigortalılara ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, yapılacak protokol ile sigortalılar için Kuruma ödenecek sigorta primine mahsup edilmek üzere, işverenleri tarafından Kurum adına sigortalılara ödenebilir. İşveren tarafından sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi halinde, işverenin;

a) İstirahat raporlarını,

b) Sigortalının istirahatlı olduğu devrede işyerinde çalışmadığına dair yazıyı,

c) Sigortalının ödenek hesabına esas alınan döneme ilişkin prime esas kazancını,

ç) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sigortalıya ödendiğini gösterir ödeme belgesini,

Kuruma ibrazından sonra, Kurum tarafından hesaplanarak bulunacak geçici iş göremezlik ödeneği toplamı, işverenin Kuruma olan borcuna, borcun olmaması halinde ise ilk prim borcuna mahsup edilir. İşyerinin kapanmış olması halinde ise iade edilir.

(VIII) Geçici iş göremezlik ödeneği, buna ilişkin belge veya bilgilerin Kuruma intikalini takip eden yedi iş günü içinde geçmiş süreler için sigortalıların kendilerine, kanuni temsilcilerine, vekillerine veya sigortalının banka hesap numarasına ya da PTT Bank Şubelerine ödenmesi hususunda Kurum yetkilidir. Ancak, on günü aşan istirahat sürelerinde ödemeler, asgari on günlük tutar kadar yapılır.

(IX)  Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi esnasında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi kapsamındaki sigortalının;

a) İstirahatlı olduğu dönemde işyerinde çalışıp çalışmadığı,

b) Kazanç hesabına giren döneme ilişkin aylarda, prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler,

c) Viziteye çıktığı / istirahatın başladığı tarih itibariyle prim ödeme halinin devam edip etmediği,

ç) Sigortalının PTT bank/banka hesap numarası,

işveren tarafından Kuruma bildirilir. Bu bildirim yazılı olarak yapılabileceği gibi elektronik ortamda da yapılabilir.

(X) Sigortalının, geçici iş göremezlik ödeneği almasına esas istirahat raporu süresi içinde, sigortalılık halinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde istirahat süresince geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeye devam edilir.

(XI)Yukarıdaki sürelerin hesabında Kanunun 24 üncü maddesinde düzenlenen kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan sürelere ilişkin Kurumda mevcut bilgiler ile sigortalılar tarafından ibraz edilen belgelere göre tespit edilecek süreler bilgi işlem ortamında kaydedilir.

(XII) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendi kapsamındaki sigortalılar sadece, istirahat raporlarıyla birlikte PTT bank/banka hesap numaralarını Kuruma bildirirler, bunlardan Kurumca çalışmadığına dair beyan dışında bilgiler istenmez.

(XIII) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıların Kanunun yürürlük tarihinden önce başlayıp, yürürlük tarihinden sonra devam eden istirahatlarında, geriye doğru bir yıllık süre içinde 120 günleri olmadığından geçici iş göremezlik ödeneği alamayan sigortalıların, Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonraki bir tarihte bu tarihlerden geriye doğru bir yıl içinde en az 90 günlük sigorta primi varsa Kanunun yürürlük tarihinden itibaren istirahatından kalan süre için geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

(XIV) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)  bendinde belirtilen sigortalıların analığı halinde geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenebilmesi için gerekli 90 günlük prim gün sayısının hesabında, Kanunun yürürlük tarihinden önce 506 sayılı Kanuna tabi analık sigortası için bildirilmiş prim ödeme gün sayıları ile Kanunun yürürlük tarihinden sonra ödenen kısa vadeli sigorta kolları prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.

Geçici iş göremezlik ödeneğine esas tutulacak günlük kazanç

            MADDE 16-  (I) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının veya doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde Kanunun 80 inci maddesine göre hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına  bölünmesi suretiyle hesaplanır.

(II)  Oniki aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük kazanç; çalışmaya başladığı tarih ile iş göremezliğinin başladığı tarih arasındaki sürede elde ettiği prime esas günlük kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına bölünmesi suretiyle; çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.

(III) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi gereği sigortalı sayılanların ödenek veya gelire esas günlük kazançlarının hesabında:

a) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında bir ekleme yapılarak bulunan tutardan çok olamaz.

b) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yapılan ücret, ikramiye, zam, tazminat ve bu mahiyetteki ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas alınan üç aylık dönemden önceki aylara ilişkin olanlar dikkate alınmaz.

(IV) Meslek hastalığı, sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış ise, günlük kazancı bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıdaki fıkralara göre hesaplanır.

(V) İş kazası ile meslek hastalığı sigortasından bağlanacak gelirlere esas tutulacak aylık kazanç, yukarıdaki hükümlere göre hesaplanacak günlük kazancın otuz katıdır.

(VI) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için aylık prime esas kazanç, Kanunun 82 inci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katı olduğundan, geçici iş göremezlik ödeneğinde esas alınacak  tutarların hesabı buna göre yapılır.

Sigortalıdan kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması

MADDE 17- (I) Sigortalının iş kazasına veya meslek hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğinin artması hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği;

a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir mazereti olanlar hariç olmak üzere, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle tedavisini yapan hekim tarafından bildirilen tedbirlere ve yapılan tavsiyelere uymaması nedeniyle, normal tedavi süresi uzamış, sürekli iş göremezlik derecesi artmış veya malul kalmış yahut maluliyet oranı artmış ise, bu hususlar hekim raporu ile tespit ve belgelendirilmesi halinde sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı Kurumca eksiltilerek ödenir.

b) Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının, mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde belirlenen kusur derecesinin üçte biri oranında  Kurumca eksiltilerek ödenir. Ancak kusur derecesinin bilgi ve belgelerde yer almaması halinde yüzde beş oranında Kurumca eksiltilir.

c) Mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde kasdi bir hareketi yüzünden iş kazasına uğradığı saptanan meslek hastalığına tutulan, hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.

ç) Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalıştığı; mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerle belirlenen sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren Kanunun 96 ncı maddesine dayanılarak yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tespiti ile Geri Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe göre geri alınır.

(II) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında; sigortalının, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kurallara uymaması, tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen bir hareketi yapması, yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı hareket etmesi, açıkça izne dayanmadığı gibi, hiçbir gereği veya yararı bulunmayan bir işi bilerek yapması ve yapılması gerekli bir hareketi savsaması, ağır kusuruna esas tutulur.

(III) Birinci fıkranın (ç) bendinde belirtilen sigortalılara ait raporda, istirahat süresi sonunda çalışır kararı varsa ayrıca çalışabilir belgesi aranmaz. Geçici iş göremezlik ödeneği ödenirken sigortalının istirahatlı olduğu devrede çalışmadığının işveren veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanlar tarafından beyan ve belgelenmesi gerekir.

(IV) Sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinden yapılacak indirim oranı, Kurumca belirlenecek usul ve esaslara göre tespit edilir.

İşverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu

MADDE 18 – (I) İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, kastı sonucunda meydana gelmişse işveren Kuruma karşı sorumlu hale gelir. Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına, işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması halidir. Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması, kasıt için yeterli olup, sonuçlarının istenip istenmemesi kastı ortadan kaldırmaz. İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali, sorumluluğunu kaldırmaz.

(II) İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucunda oluşmuşsa işvereni Kuruma karşı sorumlu hale getirir. Mevzuat, yasal olarak yürürlüğe konulmuş ve yürürlüğünü muhafaza eden, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği alanında, yasa koyucu ile yasa koyucunun yürütme veya idareye verdiği yetki sonucu, bu organlarca kabul edilen genel, objektif kural veya hükümlerin tümüdür.

(III) İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşveren alınması gerekli herhangi bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.

(IV) İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.

(V) İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez.

(VI) Malûllük, vazife malullüğü veya ölüm hali, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere rücû edilmez.

(VII) Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilecektir.

 

Yabancı ülkede bulunan sigortalılara sağlanan haklar

MADDE 19 – (I) Geçici olarak yurtdışına gönderilenler, ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileriveya işleri nedeniyle yurt dışında bulunanlar haklarında, kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.

(II) Durumu Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğin 91 inci maddesinde Sigortalıların görev ve işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunmalar, 92 nci maddesinde sigortalıların görev ve işleri nedeniyle yurt dışında bulundukları sürelerin tespiti ve 93 üncü maddesinde Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde, işverenlerce üstlenilen işlerde çalıştırılan sigortalının tedavi gördüğü sağlık tesislerinden alacağı raporlarda belirtilen tedavi ve istirahat sürelerine ait, Kanuna göre hak kazandığı geçici iş göremezlik ödenekleri ve emzirme ödeneği, raporun Kurumca tasdik edilme şartı aranmaksızın Yeni Türk Lirası olarak ödenir.

(III) İşveren, geçici veya sürekli görevle yurt dışında görevlendirdiği ya da yurtdışına götürdüğü sigortalının, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde, Kurum tarafından işe el konuluncaya kadar, Kanuna göre hak kazandığı geçici iş göremezlik ödeneğini ödemekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesindeki gecikmeden dolayı işveren, gerek Kurumun gerekse sigortalının uğrayacağı her türlü zarardan sorumludur.

(IV) Kurum, Kanuna uygun olarak yapılan ve belgelere dayanan geçici iş göremezlik ödenekleri tutarını işverene öder.

(V) Yabancı ülkelerde meydana gelen iş kazası ile meslek hastalığının bildirim süresi;

a)  İş kazasının meydana geldiği, meslek hastalığının öğrenildiği,

b) İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, üç iş günlük bildirim süresi iş kazasının öğrenildiği;

c) Kurumca kabul edilebilir belgelenmiş bir mazeretin olması şartıyla bildirim süresi mazeretin ortadan kalktığı,

tarihten itibaren başlar.

01.07.2008 tarihi itibariyle sağlık karnesi işlemleri

MADDE 20- (I) 5510 sayılı Kanunun yürürlük başlıklı 108 numaralı maddesi birinci fıkrası (c) bendi uyarınca söz konusu Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan;

1) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerin,

2) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişilerin,

3) 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerin,

4) 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerin,

5) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişilerin,

6) Harp malûllüğü aylığı alan kişiler ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alan kişilerin,

7) 24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı(mülga 2913 sayılı kanun) Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması İle Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerin,

8) 5510 sayılı Kanun ve bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir ve aylık alan kişilerin,

(II) Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının onuncu bendinde belirlenen genel sağlık sigortalısının, sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı sayılmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan;

a)      Eşi,

b)      18 yaşını dolduranlardan, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirdiği Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilen evli olmayan çocukları,

c)    Her türlü kazanç ve irattan elde ettiği gelirler toplamı yürürlükte bulunan asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından sağlık yardımı almayan ana ve babası,

01/07/2008 tarihinden itibarenyapacakları başvurularda istenen belgeleri ibraz etmeleri koşuluyla hak sahipliği ünitelerce oluşturulur.

01.10.2008 tarihi itibariyle sağlık karnesi işlemleri

MADDE 21-(I)Bu Tebliğin 20 nci maddesinde sayılanlar ile Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasınında sayılan;

1-Kanunun 4 üncü maddesinin birincinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine tabi olanlar,

2)-İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler,

3)- 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre görevlendirilen kişiler ile aynı Kanunun ek 16 ncı maddesine göre aylık alan kişilerin,

4)- Mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişilerin,

5)- Yukarıda sayılanlar dışında kalan ve başka bir ülkede genel sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşların,

(II) Bu Tebliğin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan kimselerin 01/10/2008 tarihinden itibaren yapacakları başvurularda istenen belgeleri ibraz etmeleri koşuluyla hak sahiplikleri ünitelerce oluşturulur.

(III) Genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hak sahiplikleri genel sağlık sigortalılıklarının tesciline müteakip müracaata bağlı olmaksızın sistemce oluşturulur. Tescil edilmesine rağmen hak sahipliklerinin oluşturulamadığı sağlık hizmeti sunucularından öğrenen genel sağlık sigortalıları ünitelere müracaat ederek hak sahipliklerini oluşturacaklardır.

Hak sahipliği oluşturulması

MADDE 22-(I) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (f) bentleri hariç diğer bentleri gereği genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olan kişilerin, genel sağlık sigortalısı hak sahipliği için son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısı aranır. Bir yılın hesabında genel sağlık sigortalısı sayılanların;

a) Herhangi bir sebeple silah altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi,

b) Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre,

c) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortalarından geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği süre,

d) Sigortalının greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde geçen süre,

sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası primi ödeme gün sayısı hesabında dikkate alınmaz.

(II) Genel Sağlık Sigortasında Hak Sahipliği;

a) Kanunun geçici 13 üncü maddesine göre 24/11/1994 tarihli ve  4046 sayılı Kanunun 21 inci maddesi kapsamında iş kaybı tazminatı alanlar, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi kapsamında,

b) Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendi gereği Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi kapsamında,

c) Kanunun 37 nci maddesi gereğince evlenme ödeneği alan ve iki yıllık süre içerisinde eşlerinden boşanan kız çocukları; gelir/ aylıklarının kesildiği tarihten itibaren iki yıllık sürenin sonuna kadar Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası (f) bendi kapsamında,

Oluşturulur.

(III) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkranın (f) bendi kapsamında gelir alması nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanlar, aynı zamanda diğer bentler gereği de genel sağlık sigortalısı sayılması halinde (f) bendi dışındaki bentler kapsamında, genel sağlık sigortalısı sağlık hak sahipliği oluşturulur.

(IV) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kanunlar gereğince bir yıldan fazla aylıksız izin kullanan eşler, genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak sağlık hak sahipliği oluşturulur.

Bakmakla yükümlü olunan kişilerin genel sağlık sigortası hak sahipliği başvurularında istenecek belgeler

MADDE 23-  (I) (30.12.2011 tarihli tebliğ ile değişen ibare.Yür:30.12.2011) “Sağlık hak sahipliği Kurumca elektronik ortamda oluşturulanlar hariç, diğer genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü olduğu kimselerin tamamı için;”(*);

a) Talep formu veya talep formundaki bilgileri ve taahhütleri taşıyan dilekçesi,

b) (30.09.2009 tarihli tebliğ ile kaldırlmıştır.Yür:30.09.2009)(**)

(II) Yabancı uyruklu eşler  için;

a) İkamet  teskeresi  ve vatandaşlık numarası( Emniyet Müdürlüğünden)

b) (30.09.2009 tarihli tebliğ ile değişen bent.Yür:30.09.2009) “Vatandaşı olduğu ülkede sosyal güvencesi olmadığına dair beyan ve taahhüt belgesi,” (***)

(III) Öğrenim görenler için;

a) Öğrenim belgesi

b) Yabancı ülkelerde öğrenim gören öğrencilerden,

1)  Öğrenci belgesi (onaylı Türkçe tercümesi ) veya bulunduğu ülkenin Türk Konsolosluğundan alacağı belge.

2) YÖK veya, Milli Eğitim Bakanlığından denklik belgesi,

(IV) Çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirdiği tespit edilen çocuklar;

a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek Sağlık Kurulu Raporu

(V) Bakmakla yükümlü olunan kişilerin genel sağlık sigortası hak sahipliği başvurularında istenecek belgelerdeki bilgilerin gerçeğe aykırı şüphesi, ihbar, şikayet olması halinde durum kontrol memurlarınca incelenir.

Kanunun yürürlük tarihinden önce sağlık yardımından yararlanan kişilerin hak sahiplikleri

       MADDE 24 -(I) Kanunun geçici 12 nci maddesinin sekizinci fıkrasıyla, ilgili kanunları gereği tedavi yardımları karşılanan kişiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, bu Kanun açısından genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişilerin hak sahiplikleri devam eder.

(II) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki Kanunlara göre bakmakla yükümlü olunan kişi olup ta sağlık hak sahiplikleri oluşturulmayan kişiler ünitelere başvurarak Tebliğin 23 nci maddesinde belirtilen ilgili belgeleri ibraz etmeleri koşuluyla hak sahiplikleri oluşturulur.

(III) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi çalışanlardan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilenler ile bunların hak sahiplerine genel sağlık sigortalısı olarak Kuruma devredildiği tarihe kadar çalıştıkları kurumlarınca tedavi yardımı verilmeye devam edilir.

Zamanaşımının mahiyeti ve süresi

MADDE 25- (I)  Kısa vadeli sigorta kollarından kazanılan haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.

Bilgi ve belge istenilmesi

MADDE 26– (I) Kısa vadeli sigorta kolları bakımından; 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan, münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla yapılacak protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum tarafından istenecek her türlü bilgi ve belgeyi sürekli veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik ortamda görüntülenmesini sağlamaya, görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini sağlamaya, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz etmeye mecburdurlar.

Yeşil kart uygulaması ile ilgili hükümler

MADDE 27- 31/07/2008  tarihli ve 5797 sayılı Kanunla değişik 5510 sayılı Kanunun geçici 12 inci maddesi gereğince  kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevleri yürürlükten kaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülükler çerçevesinde ilgili  kayıt ve işlemlerin Kurum tarafından en geç üç yıl içinde devralındığı tarihe  kadar  devam edeceğinden, 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde sayılan  1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerle (9) numaralı alt bendinde sayılan  18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre görevlendirilen kişiler ile aynı Kanunun ek 16 ncı maddesine göre aylık alan kişiler hakkında Kurumca devralındığı tarihe kadar 5510 sayılı Kanunun genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz.

Uygulanmasına devam edilecek hükümler

MADDE  28 –(I) Bu Tebliğden önce yürürlükte olan mevcut tebliğ ile diğer düzenlemelerin Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.

           Yürürlük

MADDE 29-(I) Bu Tebliğ 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 30(I) Bu tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

(*) Madde 23/1.fıkra (30.12.2011 tabeliğ ile değişmeden önceki şekli.Yür: 1.10.2008-29.12.2011 tarihleri arası) Bakmakla yükümlü olunan hak sahiplerinin tamamı için;”

(**) Madde 23/1-b (30.09.2009 tarihli tebliğ ile kaldırılmadan önceki şekli.Yür:1.10.2008 – 29.09.2009 tarihleri arası) “Nüfus Cüzdanı fotokopisi,”

(***) Madde 23/I1-b (30.09.2009 tarihli tebliğ ile değiştirilmeden önceki şekli.Yür:1.10.2008 – 29.09.2009 tarihleri arası) İlgili ülke Konsolosluğundan sosyal güvencesi olmadığına dair belge,

 

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası ile ilgili işlemler Hakkında SGK Tebliği

Sosyal Güvenlik Kurumundan:

İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTASI BAKIMINDAN İŞVERENİN, ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN VE SİGORTALILARIN SORUMLULUĞU İLE PEŞİN SERMAYE DEĞERLERİNİN HESAPLANMASIYLA İLGİLİ İŞLEMLER

HAKKINDA TEBLİĞ

(29.09.2008 tarih ve 27011 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleriyle getirilen işveren, üçüncü şahıslar ve sigortalıların sorumluluğu ile peşin sermaye değerlerinin hesaplanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek ve düzenlemektir.

 

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olanların iş kazası ve meslek hastalığı sigortası yönünden kendilerinin, işverenlerinin ve üçüncü şahısların sorumluluğu ile peşin sermaye değerlerinin hesaplanmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 5510 Kanunun 21, 22 ve 23 üncü maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4 – (1) Bu Tebliğin Uygulanmasında

a) Gelir: İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi,

b) İşveren: Sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,

c) İşyeri: Sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurları ile birlikte işlerini yaptıkları yerler ile bu yerlerde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler ile bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçları,

ç) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,

d) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu,

e) Peşin sermaye değeri: Kurumca, bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarı,

ifade eder.

 

İşverenin sorumluluğu

MADDE 5 – (1)İş kazası veya meslek hastalığının, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmesi durumunda, işveren Kuruma karşı sorumlu hale gelir.

(2) Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması halidir. Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması kasıt için yeterli olup, sonuçlarının istenip istenmemesi kastı ortadan kaldırmaz.

(3) İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali Kuruma karşı sorumluluğunu kaldırmaz.

(4) İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.

(5) İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşveren alınması gerekli bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.

(6) İş kazasının, Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverendentahsil edilir.

(7)  Meslek hastalığının, Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen sürede işveren veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların kendilerince Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için Kurumca bu durum için yapılmış masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri kendilerine rücu edilir.

Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk

MADDE 6 – (1) Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir. Bu durumda, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasındaki sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.

(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu halde, 8 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen süre içerisinde bildirimde bulunmayanlara, bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenmez.

(3) Sigortalının bildirilmesi gereken yasal süre içerisinde meydana gelen iş kazalarında, Kanunun 23 üncü madde hükmü uygulanmaz.

 

Üçüncü kişilerin sorumluluğu

MADDE 7 – (1) İş kazası veya meslek hastalığı, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.

(2) İş kazası veya meslek hastalığı, kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez.

(3) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez.

 

Sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanması yönünden sigortalıların sorumluluğu

MADDE 8 – (1)Sigortalının iş kazasına veya meslek hastalığına uğraması, tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğinin artması hallerinde sürekli iş göremezlik geliri;

a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir mazereti olanlar hariç olmak üzere, sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle tedavisini yapan hekim tarafından bildirilen tedbirlere ve yapılan tavsiyelere uymaması nedeniyle tedavi süresi uzamış, sürekli iş göremezlik derecesi artmış veya malul kalmış yahut maluliyet oranı artmış ise, bu hususların hekim raporu ile tespit ve belgelendirilmesi halinde, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı Kurumca eksiltilerek,

b)Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalının, mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanak veya belgelerde belirlenen kusur derecesinin üçte biri oranında Kurumca eksiltilerek, ancak kusur derecesinin bilgi ve belgelerde yer almaması halinde yüzde beş oranında Kurumca eksiltilerek,

c) Mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde kasti bir hareketi yüzünden iş kazasına uğradığı saptanan, meslek hastalığına tutulan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında,

ödenir.

(2) Yukarıdaki fıkranın  (b) bendinin uygulanmasında; sigortalının, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kurallara uymaması, tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen bir hareketi yapması, yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı hareket etmesi, açıkça izne dayanmadığı gibi hiçbir gereği veya yararı bulunmayan bir işi bilerek yapması ve yapılması gerekli bir hareketi savsaması, ağır kusuruna esas tutulur.

 

Peşin sermaye değeri  tabloları ve peşin sermaye değerinin hesabı

MADDE 9 – (1)Kurumca,  bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen giderlerin; yaş, kesilme veya yeniden bağlanma yada hak sahipliği nedeniyle sonradan gelir veya aylık bağlanma ihtimalleri ve yüzde beş iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarı tespit etmek amacıyla peşin sermaye değeri tabloları hazırlanmış olup, bu Tebliğ ekinde yer almıştır. Hazırlanan tablolar demografik ve ekonomik değişiklikler nedeniyle Kurumca gerekli görülen hallerde güncellenir. İlk peşin sermaye değeri, gelir veya aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte olan peşin sermaye değeri tablolarına göre belirlenir.

(2) Kurumca hazırlanan ve Tebliğ ekinde yer alan peşin sermaye değeri tabloları;

a) Kanunun 21 inci maddesi hükmüne göre, iş kazası ve meslek hastalığı halinde sigortalıya veya hak sahiplerine ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri,

b) Kanunun 23 üncü maddesi hükmüne göre, iş kazası ve meslek hastalığı halinde sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri,

c) Kanunun 39 uncu maddesi hükmüne göre, malullük ve ölüm hallerinde sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri,

hesabında kullanılır.

(3) Peşin sermaye değerlerinin hesabında, sigortalıların veya hak sahiplerinin gelire giriş tarihindeki yaşları esas alınır. Yaş hesabında altı aydan küçük yıl kesirleri dikkate alınmaz. Altı ay ve daha fazla yıl kesirleri tam yıl sayılır.

(4) Peşin sermaye değeri, sigortalı veya hak sahibinin gelir başlangıç tarihindeki aylık gelirinin 12 katının yaş karşılığı olarak peşin sermaye değeri tablolarındaki değerle çarpımı sonucu bulunan rakamın 100’e bölünmesi suretiyle hesaplanır.

(5) Bu Tebliğ ekinde yer alan peşin değer tablolarından;

a) İş kazası sonucu ölen kadın sigortalının hak sahibi eşine ölüm geliri bağlanması işleminde Ek 1 de yer alan tablo,

b) İş kazası sonucu ölen sigortalının ana ya da babasına ölüm geliri bağlanması işleminde Ek 2 de yer alan tablo,

c) İş kazası sonucu ölen sigortalının kız ya da erkek çocuklarına ölüm geliri bağlanması işleminde Ek 3 de yer alan tablo,

ç) İş kazası geçirip, kaza sonrası hayatta kalan kadın sigortalı için gelir bağlanması işleminde Ek 4 de yer alan tablo,

d) İş kazası sonucu ölen erkek sigortalının hak sahibi eşine ölüm geliri bağlanması işleminde Ek 5 de yer alan tablo,

e) İş kazası geçirip, kaza sonrası hayatta kalan erkek sigortalı için gelir bağlanması işleminde Ek 6 da yer alan tablo,

kullanılır.

(6)Kanunun 39 uncu maddesi hükmüne göre,

a) Malullük hallerinde hesaplanacak peşin değerlerde kadın sigortalılar için bu Tebliğin Ek (4) numaralı, erkek sigortalılar için Ek (6) numaralı,

b) Ölüm hallerinde hak sahibi eşler için bu Tebliğin Ek (1) ve Ek (5), ana baba ve çocuklar için ise Ek (2) ve Ek (3) numaralı,

ekinde yer alan peşin değer tabloları kullanılır.

 

Rücu davalarına esas tutarın hesabı

MADDE 10 – (1)İşveren veya üçüncü şahıslar aleyhine açılacak rücuan tazminat davalarına konu olabilecek tutar, sigortalı ve hak sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerine, Kurumca, Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken diğer ödemeler eklenerek hesaplanır.

(2) İşveren, rücuan tazminat davalarına konu olan, bağlanacak ilk peşin sermaye değerli gelirlerin tamamından kusur oranı kadar sorumludur.

(3) Üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı olaylarında zarara sebep olan üçüncü kişiler ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlar, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının yarısından kusur oranları kadar sorumludur.

 

Yürürlük

MADDE 11- (1) Bu Tebliğ 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girer.

 

Yürütme

MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

Hak sahiplerinin Maluliyet işlemleri Hakkında SGK Tebliği

Sosyal Güvenlik Kurumundan:

5510 SAYILI KANUNUN 4 ÜNCÜ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ

(a) VE (b) BENDİ KAPSAMINDA SİGORTALI OLANLAR İLE BUNLARIN

HAK SAHİBİ ÇOCUKLARININ MALULİYET İŞLEMLERİ HAKKINDA TEBLİĞ

(29.09.2008 tarih ve 27011 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun malullük sigortası hükümleriyle getirilen hak ve yükümlülükler ile malullük işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek ve düzenlemektir.

 

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendine göre sigortalı olanlar ile bunların hak sahibi çocuklarının malullük işlemlerine ilişkin usul ve esasları kapsar.

 

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanunun 20, 25, 26, 27, 34, 35, 94 ve 95 inci maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

 

Tanımlar

MADDE 4 (1) Bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Aylık: Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından yapılan sürekli ödemeyi,

b) Gelir: İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine yapılan sürekli ödemeyi,

c) Hak sahibi: Sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını,

ç) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,

d) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu,

e) Kurum Sağlık Kurulu: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma hali ve vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını, malullük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,

f) Ödeme dönemi: Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme tarihinden takip eden ödeme tarihine kadar geçen süreyi,

 

g) Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerini,

ifade eder.

Malul sayılma

            MADDE 5-  (1) Sigortalının veya işverenin talebi üzerine, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybettiği tespit edilen sigortalı malul sayılır.

(2) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün % 60’ını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı, bu hastalık veya özrü sebebiyle malullük aylığından yararlanamaz.

 

            Yararlanma şartları

MADDE 6-  (1) Sigortalılara malullük aylığı bağlanabilmesi için;

a)  Kanunun 25 inci maddesine göre malul sayılması,

b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,

c) Maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması,

şarttır.

(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarını ödemiş olması gerekir.

(3) Birden fazla sigortalılık haline tabi olarak çalışan veya prim ödeyen sigortalıların malullük aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, son defa tabi olduğu sigortalılık haline göre sonuçlandırılır.

Sevk işlemleri

MADDE 7-  (1) Kanunun 25 inci maddesine göre sigortalıların veya işverenlerin malullük durumunun tespiti için Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk istemesi durumunda, 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla sigortalıların sevkleri yapılır.

(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlardan prim ödeme gün sayısı 1800 gün olduğu halde, kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçları bulunan sigortalıların sevkleri,  masrafları kendilerince karşılanmak üzere yapılır.

(3) Sigortalıların sevk için gerekli olan asgari 1800 gün prim gün sayısını Kanunun 41 inci maddesine göre hizmet borçlanması yaparak tamamlamaları halinde, borçlanma taleplerinin alınması kaydıyla sevk işlemleri yapılır. Ancak, borçlanma bedeli ödenmeden sevk işlemi yapılmış ise sevk işlemlerine ilişkin her türlü masrafları kendilerince ödenir.

(4) Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki sigortalıların sevk işlemi yapılıp da  aylık bağlanmadan önce prim borçlarını ödemesi ve malul sayılmaları durumunda, sevk işlemlerine ilişkin masraflar Kurumca karşılanır.

(5) Sevk işlemlerine ilişkin diğer hususlar Kurumca belirlenen usul ve esaslar dahilinde yürütülür.

 

Sağlık kurulu raporlarının değerlendirilmesi ve itirazlar

MADDE 8-  (1) Sigortalının, malullük durumu, kendisinin veya işverenin talebi üzerine;

a) Sigortalının ilk işe giriş tarihini gösterir belgenin,

b) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin,

c) Varsa ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihteki sağlık durumunu gösteren raporun,

ç) Erkek sigortalıların askerliğe başlayış ve terhis tarihlerini gösteren askerlik süresine ait belge veya askerliğe elverişli olmadığını gösterir raporun,

d) Varsa sigortalının malûliyetine sebep olduğu ileri sürülen hastalığı ile ilgili daha önce başvurulan sağlık hizmeti sunucularından temin edilecek rapor, tıbbi belge ve epikrizlerin,

e) Sigortalı hakkında daha önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu veya Kurum Sağlık Kurulunca verilmiş bir karar mevcut ise, bu kararın bir örneği ile dayanağı rapor ve tıbbi belgelerin,

Kurum Sağlık Kurulunca Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre incelenmesi sonucunda tespit edilir.

(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki sigortalılardan geçirdiği iş kazası veya tutulduğu meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilenlerden malullük aylığı bağlanması için ayrıca, yeni bir sağlık kurulu raporu istenmez.

(3) Kontrol muayenesi yapılmasına ihtiyaç olup olmadığı ile kontrol muayenesinin süresi Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir.

(4) Kurum Sağlık Kurulunca malul sayılmayan sigortalıya, durum ilgili ünite tarafından bir yazı ile bildirilir. Daha önce malul sayılmayanlardan, yeni hastalık, maluliyete esas hastalığında artma ve eksik muayene gerekçeleri ile malullük durumunun yeniden tespitini yazılı olarak isteyenlerin, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarına sevkleri yapılır. Temin edilecek yeni tarihli sağlık kurulu raporu Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 55 inci maddesinde belirtilen belgeler ile birlikte yeniden değerlendirilmek üzere Kurum Sağlık Kuruluna gönderilir.

(5) Kurum Sağlık Kurulu tarafından malul sayılmayan sigortalıların aynı hastalık ve özrü nedeniyle bu karara karşı itirazda bulunmaları halinde, itiraz dilekçeleri Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 55 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgeleri de içeren dosyası ile birlikte değerlendirilmek üzere Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna intikal ettirilir.       

Malullük aylığının başlangıcı

MADDE 9-  (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların malullük aylığı;

a) Malul sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini,

b) Malul sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini,

takip eden ay başından  başlar.

(2) Sigortalı, aylığın başlangıç tarihinde geçici iş göremezlik ödeneği almakta ise, malullük aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin verilme süresinin sona erdiği tarihten sonraki ay başından başlar.

(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte (a) veya (c)  bendi kapsamında malullük aylığı bağlanacağı durumlarda, (b) bendi kapsamında  geçen hizmetler prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve  aylık, bu tarihi takip eden aybaşından  başlar.

 

            Malullük aylığının  kesilmesi ve yeniden bağlanması

            MADDE 10-  (1) Malullük aylığı almakta iken;

a)  Kanuna tabi sigortalı olarak veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladığı tarihi,

b) Kanunun 94 üncü maddesine göre yapılan kontrol muayenesi sonucu malullük durumunun kalktığı anlaşılanların, bu durumlarını gösterir rapor tarihini,

takip eden ödeme dönemi başında aylıkları kesilir.

(2) Çalışmaya başlamaları nedeniyle aylıkları kesilenlerden, Kanuna tabi çalıştıkları süre zarfında Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden Kanunun 81 inci maddesi gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır. Bunlardan sigortalılığı sona erip malullük aylığı bağlanması için yeniden yazılı istekte bulunanlara, kontrol muayenesine tabi tutulmak ve ilk aylığına esas malullüğünün devam ettiği anlaşılmak kaydıyla, istek tarihlerini takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden malullük aylığı bağlanır.

(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve  (b) bentleri kapsamındaki sigortalılara çalışma sonrasında yeniden bağlanacak aylıkların hesabında; ilk bağlanan malullük aylığına esas prim gün sayısı dikkate alınarak Kanunun 27 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki hükümler esas alınır. Söz konusu bentlerdeki 9000 prim ödeme gün sayısı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için 7200 gün olarak uygulanır.

Kontrol muayene işlemleri

            MADDE 11-  (1) Kontrol muayeneleri;

a) Kurum Sağlık Kurulunca ihtiyaç duyulması,

b) Kurum Sağlık Kurullarınca verilen kararlara sigortalı ve hak sahiplerinin itirazları,

c) Sigortalı ve hak sahipleri dışında bu kararlara yapılan itiraz, ihbar ve şikayetler,

ç) Kurumca yürütülen inceleme, denetim ve soruşturmalarda ihtiyaç duyulması,

hallerinde, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş yeni tarihli sağlık kurulu raporu ve daha önce Kurum tarafından verilmiş kararlara ilişkin tüm belgelerin birlikte değerlendirilmesi ile yapılır.

(2) Malullük aylığı bağlanmış sigortalılar başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri sürerek aylık miktarlarında değişiklik yapılmasını isteyebilecekleri gibi, Kurum da bunlar ile hak sahibi malul çocukların bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hallerde kontrol muayenesine tâbi tutulmasını talep edebilir.

(3) Kurumca yaptırılan kontrol muayenesinde veya sigortalının isteği üzerine ya da işe alıştırma sonunda yapılan muayenesinde yeniden tespit edilecek malullük durumuna göre, malullük aylığı yeni malullük durumuna esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından başlanarak artırılır, azaltılır veya kesilir.

(4) Çalışma gücünün en az % 60’ını yitiren malul çocukların kontrol muayenesi sonunda malul olmadıklarının tespit edilmesi halinde, bağlanmış bulunan aylıkları rapor tarihinden sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.

(5) Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalı ile hak sahibi malul çocuklara bağlanmış olan aylıklar, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir. Ancak, Kurumun yazılı çağrısı üzerine kontrol muayenesi tarihinden önceki en az 45 gün içinde sevk için başvuruda bulunmak kaydıyla aylıkların kontrol muayene tarihine göre durdurulması dört aya kadar Kurumca ertelenebilir.

(6) Sigortalı ve hak sahibi malul çocukların kontrol muayenesini, Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten başlayarak;

a) Üç ay içinde yaptırmaları halinde, kesilen  aylığın, kesildiği tarihten,

b) Üç ay geçtikten sonra yaptırmaları halinde ise almakta oldukları  aylıkları rapor tarihinden sonraki ay başından,

başlanarak yeniden bağlanır.

(7) Kontrol muayenesi için, temin edilen sağlık kurulu rapor ve dayanağı belgeler, sigorta sicil veya tahsis dosyaları ile birlikte Kurum Sağlık Kuruluna gönderilir.

(8) Yeni tarihli sağlık kurulu raporunun Kurum Sağlık Kurulunca Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirilmesi sonucu,  gerekli görülen hallerde, ek bilgi-belge ve/veya yeniden muayenesiyle Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu istenir.

 

Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlar ile malullük aylığına hak kazananlar

MADDE 12- (1) Sigortalılara Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sosyal güvenlik kanunlarına göre bağlanan veya hak kazanılan gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili hükümler uygulanır.

(2) Kanunun geçici 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan ve Kanunun yürürlük tarihinden sonra malul olduklarına karar verilenler hakkında 506 ve 2925 sayılı Kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde, bu kanunlara göre aylık bağlanacağı öngörüldüğünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan, Kanunun yürürlük tarihinden önce malullük durumlarının tespiti için sevk talebinde bulunanlardan Kanunun yürürlük tarihinden sonra malul olduğuna karar verilenlere toplam olarak 1800 gün veya 5 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün prim ödeme gün sayısı bulunması halinde, eski hükümlere göre malullük aylığı bağlanır.

(3) Kanunun yürürlük tarihinden önce mülga/bazı hükümleri mülga sosyal güvenlik kanunlarından;

a) 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre malullük aylığı alanlardan, Kanunun yürürlük tarihinde veya sonrasında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez. Bunların (a) bendi kapsamında çalışmaları halinde ise Kanunun geçici 14 üncü maddesindeki sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanır.

b) 506 ve 2925 sayılı Kanunlara göre malullük aylığı alanlardan, Kanunun yürürlük tarihinde ve sonrasında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının  (a) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları kesilir. Bunların  (b) ve (c) bentleri kapsamında çalışmaları halinde ise aylıkları kesilmez, (b) bendi kapsamında çalışanların Kanunun geçici 14 üncü maddesi hükümleri doğrultusunda aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilir.

(4) Kanunla yürürlükten kaldırılan mülga/bazı hükümleri mülga kanunlara göre sigortalı olanlardan, Kanunun yürürlük tarihinden önce malullük aylığı bağlananlar ile malullük aylığına hak kazanarak malullük durumlarının tespiti için talepte bulunan, ancak, Kanunun yürürlük tarihinden sonra malul olduğuna karar verilerek malullük aylığı bağlanan sigortalılar  hakkında, sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.

Yürürlük

MADDE 13- (1) Bu Tebliğ 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

SGK Gelir Aylık Ödeme ve Yoklama İşlemleri Hakkında Tebliğ

Sosyal Güvenlik Kurumundan:

GELİR/AYLIK ÖDEME VE YOKLAMA

İŞLEMLERİ HAKKINDA TEBLİĞ

          (29.09.2008 tarih ve 27011 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve bu Kanunla mülga/bazı hükümleri mülga kanunlara göre gelir/aylık almakta olan gelir/aylık sahiplerinin ödeme ve yoklama işlemlerinin usul ve esaslarını belirlemek ve düzenlemektir.

 

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık almakta olanlar ile gelir veya aylık bağlanacak sigortalı ve hak sahiplerinin gelir/aylık ödeme ve yoklama işlemlerine ilişkin usul ve esasları kapsar.

 

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 28.08.2008 tarihli ve 26981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır.

 

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Aylık: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malullüğü halinde yapılan sürekli ödemeyi,

b) Gelir: İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine yapılan sürekli ödemeyi,

c) Hak sahibi: Sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malûllük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını,

ç) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,

d) Kurum: Sosyal Güvenlik  Kurumunu,

e) Ödeme dönemi: Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme tarihinden takip eden ödeme tarihine kadar geçen süreyi,

f) Vazife malullüğü: Kanunun 47 nci maddesinde belirtilen vazife veya harp malullüğü hallerini,

g) Yönetmelik: Sosyal Güvenlik Kurumu Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğini,

ğ) Verese ödemesi: Sigortalı ve hak sahiplerinin sağlığında hak edip de alamadığı gelir/aylıklarından varislere yapılacak ödemeleri,

ifade eder.

 

Gelir ve aylıkların ödenmesi

MADDE 5 – (1)Devredilen sosyal güvenlik kuruluşlarından Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen (506 ve 2925 sayılı kanunlara göre ödenen gelir ve aylıklar tahsis numarasının son rakamına göre her ayın 17 ila 26 ncı, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre ödenen aylıkların her ayın 25 ila 28 inci, 5434 sayılı Kanuna göre ödenen aylıklar ise ayın 1 ila 5 inci günleri) dönem ve tarihlerde gelir ve aylıkların Kanunun yürürlük tarihinden itibaren  peşin olarak ödenmesine devam edilir; Kurumca, gelir ve aylıkların ödenme dönem ve tarihlerinin yeniden belirlenmesi halinde, bu husus ayrıca duyurulur.

(2) Ödeme dönem ve tarihlerinin Kurumca yeniden düzenlenmesi halinde, ödeme tarihleri öne alınanların gelir ve aylıklarından bu sebeple bir kesinti yapılmaz, ödeme tarihleri ileri alınanlara ise bir ayı aşan gün karşılığı kadar fark ödenir.

(3) Ödeme günü Cumartesi gününe rastlayan grubun ödemesi Cuma, Pazar gününe rastlayan grubun ödemesi ise Pazartesi günkü grup ile birleştirilerek yapılır.

(4) Ödeme günlerinden herhangi birinin Cumartesi veya Pazar günü dışında resmi tatil gününe rastlaması halinde, ödemelerin hangi tarihlerde yapılacağı, Kurumca belirlenerek ilan edilir.

(5) Ödeme günlerinin hafta sonu veya resmi tatil gününe rastlaması nedeniyle,  erken ödeme  yapılan sigortalı ve hak sahiplerine ödenen gelir ve aylıklar geri alınmaz.

(6) Sigortalı ve hak sahiplerinin gelir ve aylıklarının ödenmesine ilişkin usul ve esaslar  bankalar ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) ile imzalanacak protokollerle belirlenir.

(7) Kurumca gelir ve aylık bağlananlara, bu gelir ve aylıkların ödenmesi sırasında ilgili banka veya PTT personeline gösterilmek üzere birer tanıtım kartı verilebilir, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmiş bu nitelikteki kart veya belgeler de yenisi verilinceye kadar geçerli sayılır.

(8) Sigortalı veya hak sahiplerine bir defaya özgü olarak ödenecek olan toptan ödeme ve verese ödemeleri, mevduat veya posta çek hesabı açılmadan ilgili ödeme merkezleri aracılığı ile ödenir.

(9) PTT ile yapılacak protokollerde belirlenen yaşın üzerinde olanlar ile başkasının bakımına muhtaç olduğu  tespit edilen sigortalı ve hak sahiplerinin gelir/aylıkları, protokolde belirtilecek usul ve esaslar dahilinde yazılı istekleri üzerine PTT aracılığıyla, bildirdikleri adreslerde kendilerine ödenebilir.

(10) Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yurtdışında sürekli ikamet edenlerin gelir ve aylıkları, yazılı istekleri halinde, masrafları kendilerince karşılanmak üzere yurtdışı hesaplarına transfer edilir.

(11) On sekiz yaşını doldurmamış ve ergin olmayan çocuklara, kısıtlılara veya kendisine kayyım tayin edilen kimselere ait gelir/aylıklar, bunların veli, vasi veya kayyımlarına ödenir.

(12) Veli, vasi veya kayyımlarına yapılacak ödemelerde, sigortalı veya hak sahibine ait gelir/aylığı alma yetkisi bulunduğunu açıkça belirten ve noterlikçe onaylanmış vekaletnamenin veya kesinleşmiş mahkeme kararı örneği, ödeme merkezlerinin ilgili personeline ibraz edilmesi şarttır.

 

Yoklama işlemleri

MADDE 6 – (1)Gelir veya aylık almakta iken ölen yada gerekli koşulları kaybedenlerin zamanında belirlenerek, öncelikle bunlar adına yapılan ödemelerin durdurulması, daha sonra da gelir/aylığın kesilerek varsa yersiz ödemelerin geri alınması amacıyla bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen usul ve esaslar dahilinde yoklama işlemleri yapılır.

(2) Gelir/ aylık alanlar için gelir/aylık alma şartlarının devam edip etmediği;

a) Sürekli iş göremezlik geliri alanlar için, sürekli iş göremezlik durumlarının devam ettiği,

b) Vazife malullüğü ile malullük aylığı alanlar için Kanun kapsamında sigortalı olmadıkları, yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmadıkları ile malullük durumlarının devam ettiği,

c)Yaşlılık sigortasından aylık bağlananlar için Kanun kapsamında veya  yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmadıkları ile Kanun kapsamında sigortalı olmakla birlikte sosyal güvenlik destek primine tabi oldukları,

ç) Sigortalı ve hak sahiplerinin hayatta oldukları,

d) Ölüm geliri veya ölüm aylığı alanlar için, sigortalının;

1)  Dul eşinin  evlenmediği,

2) Reşit duruma girmemiş çocukların hayatta bulundukları,

3)  18 yaşını doldurmuş erkek çocuklardan lise ve dengi öğrenim yapanların 20 yaşına, yüksek öğrenim yapanların 25 yaşına kadar öğrencilik durumlarının devam ettiği,

4) Kız çocukların evlenmedikleri,

5) Malul çocukların çalışma gücündeki kayıp oranının en az % 60 olduğu,

6) Bu fıkranın (d) bendinin (3), (4) ve (5) inci alt bentlerinde belirtilen çocukların Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentlerine tabi olarak iş kazası ve meslek hastalığı, analık ile hastalık sigortasına göre çalışmaları hariç, aynı zamanda Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmadığı veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almadığı,

7) Ana ve babasının her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olduğu ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve aylık bağlanmadığı,

8) Eş ve kız çocuklarından eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığı,

hususları, Kurumca yürütülecek yoklama işlemleri ile tespit edilir.

 

Yoklama yöntemleri

MADDE 7 – (1) Kurum gerekli gördüğü zaman ve hallerde belirleyeceği yöntemlerle gelir veya aylık alanlarla bunların veli, vasi, kayyım ve vekillerinin, bu tebliğin 6 ncı maddesinde yer alan bilgilerinin tespiti amacıyla yoklama yaptırabilir. Yoklama işlemi gelir veya aylık ödeyen bankalar ve PTT şubelerine de yaptırılabilir.

(2) Kurumca, gelir/aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacı ile gerekli görülen hallerde, kendi mevzuatlarına göre kayıt veya tescil yapan ilgili kurum, kuruluş, birlik ve odalar ile vergi dairelerinden usulüne göre düzenlenmiş belge istenebilir.

(3) Kanuna göre bağlanan gelir/aylıklarını tahakkuk ettirildiği tarihlerden itibaren aralıksız altı ay sonuna kadar almayanların gelir/aylıkları, gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla durdurulur. Durdurulan gelir veya aylıklar, sigortalı yahut hak sahipleri tarafından Kuruma talepte bulunulması durumunda, müstehaklık tespiti yapıldıktan sonra  tekrar başlatılır.

(4) Kurum ödemeler kütüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün nüfus kütükleri her ay 15 günü geçmemek üzere belirli periyotlarla karşılaştırılarak, cinsiyet değişikliği, ölüm veya evlenme nedeniyle gelir ve aylık alma hakkını yitirdiği tespit edilen sigortalı ve hak sahiplerinin gelir/aylık ödemeleri durdurulur.

(5) Yurtdışında ikamet ederek gelir/aylıklarını yurt içindeki veya yurt dışındaki bankalardan kendisi veya veli, vasi, vekil veya kayyım aracılığı ile alanlardan ikamet ettikleri yabancı ülkelerde ikametgahlarına en yakın yetkili büyükelçilik veya konsolosluklardan hayatta olduklarına dair alacakları belgenin, her yılın Ocak ayı içerisinde kendileri tarafından gönderilmesi istenebilir. Söz konusu belgenin süresinde gönderilmemesi halinde gelir/aylıklar durdurulabilir.

(6) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, gelir/aylık alma şartlarının devam edip etmediği, sigortalıların geçici iş göremezlik süresince veya vazife malullüğü yada maluliyet aylığı alanların fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti hususunu mahallinde inceleme yapma yetkisine sahiptir. Söz konusu inceleme, öncelikle;

a) Öldüğü halde nüfusa tescil edilmeyen gelir/aylık sahipleri,

b)  Boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamayı sürdüren eş ve kız çocukları,

olmak üzere, diğer gelir/aylık alma şartlarını yitirenlerin tespitini de kapsar.

(7) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yürütülen soruşturmaya istinaden temin edilecek Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen sağlık kurulu raporlarının Kurum Sağlık Kurullarınca,

a) Vazife malullüğü, malullük ve iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıkların mevcut olmadığına,

b) Mevcut olmasına rağmen gelir/aylık bağlanmasını gerektiren düzeyde olmadığına,

karar verilmesi halinde, ilgililere bağlanan gelir/aylıklar başlangıç tarihi itibariyle iptal edilir ve yapılan yersiz ödemeler,  Kanunun 96 ncı maddesine göre tahsil edilir.

 

Kanunun yürürlük tarihinden önce gelir /aylık alanların yoklama işlemleri

MADDE 8 –  (1) Kanunun yürürlük tarihinden önce 506, 1479,2925 ve 2926 sayılı Kanunlara göre gelir ve aylık almakta olanların  gelir ve aylık alma haklarının devam edip etmediği hususu, bu kanunlardaki gelir ve aylık alma şartlarına göre yürütülür. Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası  hükmü saklıdır.

 

Kanunun geçici 4 üncü maddesine tabi olanların yoklama işlemleri

MADDE 9 –  (1) Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre iştirakçi veya aylık sahiplerinin, yoklama işlemleri 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, bunlardan 5510 sayılı Kanuna göre aylık alma hakları belirlenenlerin ise bu Kanuna göre yoklama işlemleri  yapılır.

 

Yürürlük

MADDE 10- (1) Bu Tebliğ 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girer.

 

Yürütme

MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

5510 Sayılı Kanunun 100 üncü Maddesinin Uygulanması Hakkında Tebliğ

Sosyal Güvenlik Kurumundan:

5510 SAYILI KANUNUN 100 ÜNCÜ MADDESİNİN
UYGULANMASI HAKKINDA TEBLİĞ

          (29.09.2008 tarih ve 27011 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

 

BİRİNCİ KISIM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 100 üncü maddesi gereğince, Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliklerinin sağlanması, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ve 5510 sayılı Kanunla Kuruma verilen görevlerin yerine getirilmesi ile sınırlı olmak kaydıyla, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişiler, kamu kurumları, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge isteme yetkisinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

 

Kapsam

MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişiler, kamu kurumları, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşları kapsar.

 

Dayanak

MADDE 3- (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Kanunun 100 üncü maddesi ile 28/8/2008 tarihli ve 26981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 129 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.

 

Tanımlar

MADDE 4- (1) Bu Tebliğ uygulamasında;

a) Bankalar: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşları,

b) Elektronik ortam: Bu tebliğde belirtilen bilgi ve belgelerin; bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, tüzel kişiler, kamu idareleri ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlarca; internet ve benzeri ortamda Kurumun veri tabanına  aktarılmasını sağlayan elektronik portalı,

  c) Kamu idareleri: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,

ç) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu,

d) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,

ifade eder.

(2) Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesindeki tanımlar bu Tebliğ için de yapılmış sayılır.

 

İKİNCİ KISIM

Genel Hükümler

Genel Hükümler

MADDE 5– (1)Bilgi ve belgelerin istenmesi, Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliklerinin sağlanması, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile 5510 sayılı Kanunla Kuruma verilen görevlerin yerine getirilmesiyle sınırlıdır.

(2)Bilgi ve belgeler; bankalar, döner sermayeli kuruluşlar ve diğer gerçek ve tüzel kişilerden doğrudan, münferit olarak istenenler haricinde kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan ise yapılan protokoller çerçevesinde istenir.

(3)Bilgi ve belgeler istenirken veya verilirken, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak haller ile özel ve aile hayatının gizliliği ve savunma haklarına ilişkin hükümler göz önünde bulundurulur.

(4)Kurumca istenen bilgi ve belgelerin verilmesinde, özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaz.

(5) Bu maddenin ikinci fıkrasında sayılan kişi, kurum ve kuruluşlar,

a) İstenecek bilgi ve belgeleri sürekli ve/veya belli aralıklarla vermekle,

b) Bilgileri elektronik ortamda görüntülenmesini sağlamakla,

c) Görüntülenen bilgilerin güvenliğini sağlamakla,

ç) Muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamdaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için Kuruma ibraz etmekle,

d) Kurumun belirleyeceği süre içerisinde bilgi ve belgelerle ilgili talebe cevap vermekle ve gereken kolaylığı göstermekle,

yükümlüdür.

(6) İstenecek bilgi ve belgelerin verilmesi süresi ve dönemi yapılacak protokol ile belirlenir.

(7) Kurum, Kanun gereğince;

a) Her türlü bilgi ve belgenin internet, elektronik ve benzeri ortamda gönderilmesi hususunda gerçek ve tüzel kişilerin zorunlu tutulmasını,

b) Kuruma verilmesi gereken her türlü belge, bildirge ve taahhütnameleri diğer kamu idarelerine ait formlarla birleştirilmesini ve söz konusu belgeleri kamu idarelerinin internet ve elektronik bilgi işlem ortamından alınmasını,

c) Kamu idarelerine yapılmış bildirimlerin Kuruma verilmiş sayılmasını,

ç) Kanun uygulaması ile ilgili olarak işveren, sigortalı ve diğer kurum, kuruluş ve kişilerin talepleri üzerine veya resen düzenleyecekleri her türlü bilgi ve belgelerin bilgi işlem ortamında oluşturulmasını,

d) Bu fıkranın (ç) bendinde sayılan bilgi ve belgelerin sadece internet ve benzeri ortamda ilgili kişilere verilmesini,

kararlaştırmaya yetkilidir.

(8)Bilgi ve belgeleri yapılacak protokolde belirtilen sürede; mücbir sebep olmaksızın vermeyenlere Kanunun 102 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi gereğince aylık asgari ücretin beş katı tutarında, bilgi ve belgelerin geç verilmesi halinde ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.

(9)Elektronik ortamda hazırlanacak bilgi ve belgeler, adli ve idari makamlar nezdinde resmi belge olarak geçerlidir.

(10)Belge ve bilgileri, internet, elektronik ve benzeri ortamda göndermekle yükümlü tutulan gerçek ve tüzel kişilerin, Kurumun bilgi işlem sistemlerinin herhangi bir nedenle hizmet dışı kalması sonucu bilgi ve belgelerin, protokolde öngörülen sürenin son gününde gönderilememesi halinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci iş gününün sonuna kadar gönderilmesi halinde, söz konusu yükümlülükler protokolde öngörülen sürede yerine getirilmiş sayılır.

 

ÜÇÜNCÜ KISIM

Alınacak Bilgi ve Belgeler

BİRİNCİ BÖLÜM

Bankalar

            Gelir ve aylık ödemesi yapan bankalar

MADDE 6- (1) Gelir ve aylık ödemesi yapan bankalarca;

a)Her ay hesaplar kontrol edilerek, geriye yönelik 6 aylık periyotlarda hareket görmeyen kayıtlar elektronik ortamda Kuruma bildirilir.

b)Bir defaya mahsus ödenmek üzere gönderilen toptan ödemeler ve vereselerin, her ay geriye yönelik 6 aylık periyotlarda kontrol edilmesi sonucunda ödemesi yapılmayanların tespiti yapılarak elektronik ortamda Kuruma iadesi sağlanır.

c) Gelir ve aylık sahiplerinin maaş hesapları, görüntüleme amaçlı olarak Kuruma açılır.

ç)Gelir ve aylık sahiplerine ATM kartı verilirken, bankalarla yapılacak sözleşmelerde, “kartla yersiz çekilen tutarların ilgilinin birinci derece akrabalarından tahsil edileceği”ne ilişkin hükmün yer alması sağlanır.

            d) Gelir ve aylık ödemesinin kanuni temsilcilere yapılması durumunda, gerek kanuni temsilci değişiklikleri gerekse temsil sürelerinin sona ermesine ilişkin bilgiler elektronik ortamda Kuruma bildirilir.

e) Hak edilen gelir ve aylıkların Kurum tarafından sehven farklı bir bankaya gönderilmesi ve ödeme yapıldıktan sonra adres değişikliği olması durumunda, bu tür ödemelerin Ziraat Bankası şubelerince yapılması sağlanır.

f)Kurumdan gelir ve aylık alanlardan yapılan icra ve diğer kesinti iadelerinin, “icra dairesi”, “kurum adı”, “icra dosya numarası” ve “kesinti dönemi” bilgilerini de ihtiva edecek şekilde ve elektronik ortamda Kuruma bildirilmesi sağlanır.

 

Bankalar

MADDE 7- (1) Bankalarca;

a)Kurumca talep edilmesi halinde, 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi gereğince Kurumca aile içindeki geliri, kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az vatandaşların bu miktarların üzerinde banka hesaplarında paralarının bulunup bulunmadığı bilgisinin kimlik bilgileri ile birlikte elektronik ortamda Kuruma verilmesi sağlanır.

b)Bankaların veri tabanı kullanılarak,Kuruma borçlarını vadesinde ödemeyen borçluların, işyeri ve ikamet adresleri ile hesap bilgileri ve hareketlerinin Kurumca yetkilendirilen personele internet ortamında görüntülenmesi sağlanır.

c)Kurumca, gerekli alt yapının sağlanması ile Kuruma borçlu olanların, bankalardaki hesaplarına elektronik ortamda haciz konularak, hacze tabi meblağların Kurum hesaplarına aktarılması sağlanır.

ç)Kurumca talep edilmesi ve işveren ile çalışanı arasında sigortalılık ilişkisinin tespiti amacıyla, ücret ödemesinin vadesiz mevduat üzerinden yapılması durumunda, mevduat sahibi ve para yatırılan kişinin ya da havale ile yapılması durumunda da havale gönderen ile havaleyi alanlara ait kimlik bilgileri Kuruma bildirilir.

d)Tüketici kredisi talebinde bulunan ve bir işyerinde hizmet akdiyle çalışanlardan istenen maaş ücret bordrosunun Kurumun internet sitesinden ödenen prim miktarları karşılaştırılarak eksik bildirimde bulunanların Kuruma bildirilmesi sağlanır.

e)Kuruma borcu bulunanların ticari kredi talepleri Kuruma bildirilir.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Kamu Kurum ve Kuruluşları

            İçişleri Bakanlığı

MADDE 8- (1)Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğünce;

a) Kimlik paylaşım sisteminden elde edilmekle birlikte, kişinin kimliği veya yerleşim bilgilerinde tereddüt olması halinde Kurumca elektronik ortamda ve belirlenecek formatta eksik olan bilgilerin verilmesi sağlanır.

b)  Kuruma borçlu olanların elektronik ortamda ikametgah bilgileri Kuruma verilir.

(2) Emniyet Genel Müdürlüğünce;

a) Kurumca talep edilmesi halinde Türk vatandaşı olmayanlardan gelir ve aylık talebinde bulunanlar için ikamet tezkeresi bilgileri Kuruma verilir.

b) Kurumca aylık bağlananların yurt dışına çıkıp çıkmadıklarına dair bilgilerin Kuruma verilmesi sağlanır.

c)  Kuruma borçlu olanların taşıtlarla ilgili mal araştırmalarının yapılmasını teminen, taşıtların trafik sicilleri üzerindeki takyidatları ve borçlu taşıt sahiplerinin en son adresleri elektronik ortamda Kuruma verilir.

(3) Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce; 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında Kurumdan aylık almakta olan veya aylığa hak kazanacak belediye başkanları ile bunların hak sahiplerine makam, görev ve temsil tazminatı ödenebilmesi amacıyla bugüne kadar belediye başkanlığı yapmış olanların veya yapmakta olanların görev sürelerini ihtiva eden bilgilerinin elektronik ortamda Kuruma bildirilmesi sağlanır.

(4)Mülki idare amirliklerince; 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi gereğince ana ve babaya aylık bağlanmasında, “ana ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelir”in tespiti için gerekli görülen bilgilerin Kuruma verilmesi sağlanır.

(5) Valilikler, belediyeler ve kaymakamlıklarca;prim borçlarının doğal afetler nedeniyle ertelenmesi     durumunda, işverenlerin afet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespiti için, zarar tespit tutanakları ile afet kapsamında olup olmadıklarına ilişkin bilgiler Kuruma verilir.

(6) Valilikler, belediyeler ve il özel idarelerince, ruhsat ve ruhsat niteliği taşıyan belgeleri alarak inşaat işyerlerinde işçi çalıştırmaya başlayan işverenlerin, bu faaliyetlerinden dolayı Kuruma işyerlerini tescil ettirip ettirmediklerinin tespiti ve kontrolü amacıyla alınan belgelerin talep edilmesi halinde Kuruma intikali sağlanır.

 

Milli Eğitim Bakanlığı

MADDE 9- (1)Anılan Bakanlıkça;Kurumdan hak sahibi olarak gelir ve aylık alan çocukların öğrencilik niteliğine ilişkin belgelerinin elektronik ortamda Kuruma verilmesi sağlanır.

 

Yükseköğretim Kurulu

MADDE 10- (1) Anılan Kurulca;

a)Kurumdan hak sahibi olarak gelir ve aylık alan çocukların öğrencilik niteliğine ilişkin bilgi ve belgelerinin elektronik ortamda Kuruma verilmesi sağlanır.

b) 23/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun uygulanmasında sağlık bilimleri lisansiyerlerine yönelik kurumlara verilen görüşler ile denklik konusunda verilen kararlar Kuruma internet ortamında görüntülenir.

 

Maliye Bakanlığı

MADDE 11- (1)Vergi dairelerince;

a)Kurumdan gelir ve aylık alanlardan 5510 sayılı Kanun kapsamında yeniden çalışmaya başlayanların tespiti için talep edilmesi halinde sigortalılığa ilişkin bilgi ve belgeler Kuruma verilir.

b)Kurumdan gelir ve aylık almakta iken ölen ve hak edilip de alınamayan gelir ve aylıkların varislere ödenmesi için 15/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Kanunu gereğince vergiden muaf olunduğuna dair bilgi ve belgelerin elektronik ortamda Kuruma verilmesi sağlanır.

c)Vergi kayıtları, muhtasar beyanname ve yoklama fişleri bilgileri elektronik ortamda Kuruma verilir.

(2) Gelir İdaresi Başkanlığınca; teşvik kanunlarından yararlanmak için Kuruma müracaat edecek olan işverenlerin gelir vergisi mükellefi olup olmadıkları bilgisinin Kuruma verilmesi sağlanır.

 

            Sanayi ve Ticaret Bakanlığı

MADDE 12- (1)Meslek Odaları ve Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğunca; Kurumdan gelir ve aylık alanlardan 5510 sayılı Kanun kapsamında yeniden çalışmaya başlayanların tespiti için talep edilmesi halinde sigortalılığa ilişkin bilgiler ve belgelerin Kuruma verilmesi sağlanır.

(2)Ticaret Sicil Memurluklarınca; Kurumca talep edilmesi durumunda ticaret şirket ve ortakları hakkında bilgilerin elektronik ortamda Kuruma verilmesi sağlanır.

(3) Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğünce; inşaat faaliyetleri devam eden yapı kooperatiflerinin faaliyet durumları, yöneticive ortakları ile hisse paylarına ilişkin bilgiler Kuruma bildirilir.

(4) Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonunca; esnaf ve sanatkarlar sicil müdürlüklerinin veri tabanları kullanılarak Kuruma borçlu işverenlerle ilgili bilgilerin elektronik ortamda Kuruma görüntülenmesi sağlanır.

 

Milli Savunma Bakanlığı

MADDE 13- (1)Anılan Bakanlıkça;sigortalıların askerlikle ilişiklerinin olup olmadığına veya askerlik sürelerine ilişkin bilgileri elektronik ortamda Kuruma verilir.

 

Adalet Bakanlığı

MADDE 14- (1)Anılan Bakanlıkça;

a) Kurumca talep edilmesi halinde, Kurumdan gelir ve aylık alanlar için kanuni temsilcilere yapılan ve mahkemelerce vasi ve kayyım tayinine ilişkin belgeleri Kuruma bildirilir.

b) Kurumca talep edilmesi halinde, sigortalıların hangi ülkede çalıştıkları, varsa sigorta sicil numaraları ile birlikte kimlik bilgileri icra daireleri veya mahkemeler vasıtasıyla Kuruma verilmesi sağlanır.

 

 

Banka Sandıkları

MADDE 15– (1)Anılan sandıklarca;Kurumdan gelir ve aylık almakta olanlar ile bunların hak sahiplerinin gelir ve aylığa müstehak olup olmadıklarının tespiti amacıyla istenen bilgilerin elektronik ortamda Kuruma verilmesi sağlanır.

Türkiye İş Kurumu

MADDE 16- (1) Anılan Kurumca; teşvik kanunlarından yararlanmak için Kuruma müracaat edecek olan işverenlerin, bu kanunlar kapsamına girip girmediğine ilişkin bilgiler elektronik ortamda Kuruma verilir.

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü

MADDE 17- (1)Anılan Genel Müdürlükçe; Kuruma borçlu olanların taşınmaz mal bilgilerinin elektronik ortamda Kuruma verilmesi sağlanır.

 

Denizcilik Müsteşarlığı

MADDE 18- (1Anılan Müsteşarlıkça; gemi sicil dairelerinin Kuruma borçlu olanlarla ilgili mal araştırmalarının yapılmasını teminen, gemilerin sicilleri üzerindeki takyidatları ve borçlu taşıt sahiplerinin en son adreslerinin, Kurum personeline verilecek şifrelerle elektronik ortamda Kurumca alınması sağlanır.

 

Kamu İhale Kurumu

MADDE 19- (1)  Anılan Kurumca; kurumlardan ihale alan ve Kuruma borçlu gerçek ve tüzel işyeri işverenlerle ilgili bilgilerin elektronik ortamda Kuruma görüntülenmesi sağlanır.

 

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası

MADDE 20- (1)Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.ce, Kuruma borçlarını vadesinde ödemeyen borçluların hisse senetlerine haciz konulmasını teminen, yapılan işlemlerin elektronik ortamda Kurumca yetki verilen kişilere görüntülenmesi sağlanır.

(2) Takas ve Saklama Bankası A.Ş.ce, Kuruma borçlarını vadesinde ödemeyen borçluların İMKB’de işlem sırası kapalı olduğundan kayda tabi tutulmamış hisse senetleri ile bireysel emeklilik fon katılım paylarına haciz konulmasını teminen, yapılan işlemler elektronik ortamda Kurumca yetki verilen kişilere görüntülenir.

 

Türk Patent Enstitüsü

MADDE 21- (1) Anılan Enstitüce; marka, patent ve tasarım başvuru sahiplerinin sorgulanması amacıyla, bu sorgulamaya ilişkin veri tabanı Kuruma görüntüleme amaçlı olarak açılır.

Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşları

MADDE 22- (1)Ruhsat vermeye yetkili diğer merciler ve özel hukuk tüzel kişilerince; ruhsat ve ruhsat niteliği taşıyan belgeleri alarak inşaat işyerlerinde işçi çalıştırmaya başlayan işverenlerin, bu faaliyetlerinden dolayı Kuruma işyerlerini tescil ettirip ettirmediklerinin tespiti ve kontrolü amacıyla ruhsata ilişkin alınan bilgi ve belgelerin talep edilmesi halinde Kuruma intikali sağlanır.

(2)  İhale makamı kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlarca; ihale yoluyla her türlü işi üstlenenlerin Kuruma bu işlerden dolayı işyerlerinin tescilini yaptırıp yaptırmadıklarının, yaptırmış olmaları halinde ise yapılan işle ilgili Kuruma verdikleri bilgilerin doğruluğunun tespiti amacıyla, bu işleri üstlenenler ile bu işlerden dolayı yapılacak olan asgari işçilik tespiti için üstlenilen işle ilgili bilgiler Kuruma bildirilir

(3) Kurumdan aylık almakta iken kamu görevlisi olarak göreve başlayanların Kuruma bildirilmesi sağlanır.

(4) Gizli olması nedeniyle resmi gazetede yayımlanmayan yönetmelik vb. belgelerin Kurumca belirlenecek yetkili personele elektronik ortamda görüntülenmesi sağlanır.

(5)12/4/1991 tarihli ve3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında emsal aylık listelerinin kurumların web sitesinde yer alması sağlanır.

(5)Kamu görevlilerinin ödenecek emeklilik ikramiyelerinde dikkate alınmak üzere, kıdem tazminatı süreleri bilgilerinin Kurumca internet ortamında alınması sağlanır.

 

DÖRDÜNCÜ KISIM

Ortak hükümler, Yürürlük ve Yürütme

BİRİNCİ BÖLÜM

Ortak Hükümler

            Ortak hükümler

MADDE 23- (1) Alınacak kimlik bilgilerinde; gerçek kişiler için “T.C. kimlik numarası”, tüzel kişiler için de “vergi numarası”nın mutlaka bildirilmesi esastır.

(2)Tebliğ’de belirtilen bilgi ve belgeler, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan ise yapılan protokoller çerçevesinde, diğerlerinden de doğrudan istenir.

(3) Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kurumlarla yapılacak protokollerde;

a) Bu Tebliğ’de yer alan ve Kurumca istenecek bilgi ve belgelerin verilme/alınmasına ilişkin usul ve esaslar ile bilgi ve belgelerin içeriği ayrıntılı olarak belirlenir.

b) Kurum, bu tebliğ’de belirtilen bilgi ve belgelerin içeriğini değiştirme yetkisine haizdir.

(4) İstenilecek bilgi ve belgelerin verilme süresi ve periyodunun belirlenmesinde ve bu süre ve periyotların değiştirilmesinde Kurum yetkilidir.

(5) Tebliğ’de belirtilen bilgi ve belgelerin dışında, ayrıca bilgi ve belge istenmesinde de veya manuel olarak istenen bilgi ve belgelerin elektronik ortamda alınmasında Kurum yetkilidir.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Yürürlük ve Yürütme

Yürürlük

MADDE 24- (1) Bu Tebliğ hükümleri 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe girer.

 

 

Yürütme

MADDE 25- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

ikinci el eşya alan yerler escort bayan escort bayan escort bayan