• SGK işçi payı Payı Artacak

    SGK Başkanı Fatih Acar, “Türkiye’de bireyin katkı payını bir miktar daha artıracağımız uygulamaları önümüzdeki süreçte devreye koyacağız.”

    SGK Başkanı Fatih Acar, “Türkiye’de bireyin katkı payını bir miktar daha artıracağımız uygulamaları önümüzdeki süreçte devreye koyacağız. Özel ve tamamlayıcı sağlık sigortasını biraz daha işin içine çekeceğiz.” dedi.

    SGK Başkanı Fatih Acar, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) tarafından hazırlanan ‘Türkiye İlaç Sektörü Vizyon 2023 Raporu’ tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada kamu sağlık harcamalarında 2002 ve 2011 yılı kıyaslandığında reel olarak yüzde 99’luk, ilaç açısından da yüzde 33’lük bir artışı yaşandığını belirtti. Türkiye’nin kişi başı doktora müracaat sayısında OECD ortalamalarının üzerinde olduğunu söyleyen Acar, “Bunu da tartışmamız gerekir. Bu kadar genç bir nüfusa rağmen biz doktora neden fazla gidiyoruz. Bunu da bir soru işareti olarak değerlendirmenin faydalı olacağını ifade ediyorum.” dedi.

    Sağlık teminat paketini gözden geçireceklerini söyleyen Acar, “Bu teminat paketinin daha sürdürülebilir olması bakımından önümüzdeki süreçte bunu değerlendireceğiz. Birey katkı payı OECD ortalamaları yüzde 3.2 şu an Türkiye’de yüzde 1.5. Yani Türkiye’de bireyin katkı payını bir miktar daha artıracağımız uygulamaları önümüzdeki süreçte devreye koyacağız. Özel ve tamamlayıcı sağlık sigortasını biraz daha işin içine çekeceğiz.” diye konuştu.

    Türkiye’de ilaç konusunun her dönemde stratejik öneme sahip olduğunu söyleyen Acar, “Türkiye ilaca ne kadar ödeme yapmış, GSMH içinde bunun payı nedir? 2005’de 1.34, 2006’da 1.33, 2008’de 1.36, 2009’da 1.69. Yani 1.30-1.40 bandında giden bu oran, 2009’da 1.69’Lara yükseldi. Biz bu nedenle global bütçe sürecini yaşamak zorunda kaldık. Ani bir sıçrama yapılmıştı.” şeklinde konuştu.

    Sadece iskonto artışları yaparak, ilaçta global bütçe sistemini sürdürmenin doğru olmadığını söyleyen Acar, “İskonto artışları dışında daha sağlam temelleri olan uygulamaları önümüzdeki süreçte hayata geçirmemiz gerekiyor.” ifadesini kullandı.

    Temel sorunlardan bir diğerinin de ilaçta israf olduğunu kaydeden Acar, “Bugün SGK olarak yaptığımız hesaplamalarda israf olarak gördüğümüz rakam yaklaşık 1 milyar lira. Biz bu israfı önleyebilirsek bu önlediğimiz rakamı yine sizlere vermiş olacağız. Bu israfın önlenmesi konusunda hep beraber çalışma yapmalıyız.”

    TÜRKİYE İLAÇ SEKTÖRÜ VİZYON 2023 RAPORU

    Öte yandan Türkiye İlaç Sektörü Vizyon 2023 Raporu’nda, ilaç sektörü ile ilgili bazı tespit ve öngörüler yer alıyor. Buna göre, Türkiye ilaç sektörü pazar değeri açısından dünyada 16. sırada olmasına rağmen, ihracat hacmi ve klinik araştırma sayısı açısından 36. sırada yer alıyor. Yenilikçi ilaçlara dünya çapında yılda 120 milyar doları aşkın yatırım yapılıyor. Türkiye’de ise ilaç sektörünün yıllık Ar-Ge yatırımı 60 milyon dolar. 2011 yılında mevcut yerel üretim 5 milyar dolar iken raporda, 2023 yılında katma değeri daha yüksek, yenilikçi ve ileri teknoloji ürünlerin Türkiye’de üretilmesi ile 23.3 milyar dolarlık yerel ilaç üretimi, 8.1 milyar dolar ihracat öngörülüyor.

  • SGK ilaçkolikler için Araştırmalara Başladı

    • SGK ilaç dersi için harekete geçti

     

    İlaca geçen yıl 15 milyar lira fatura ödenmesi üzerine SGK harekete geçti, çok sık hastaneye giden aileleri belirledi. Bu ailelere, fazla ilaç kullanmanın zararları anlatılacak.

    Sağlık harcamaları 45 milyar lirayı aşarken, ilaç ve tedavi giderlerindeki artışı önlemek için yeni bir formül devreye girdi. Sabah ‘ta yer alan habere göre, Sosyal Güvenlik Kurumu 8 milyon kişiye ilaç dersi vermek için sahaya indi. Kurum, çok sık hastaneye giden aileleri belirledi. İlk aşamada bu ailelerin kapısı çalınarak, MR çektirmenin zararları, ilaçların yan etkileri anlatılıyor.

    Geçen yıl ilaç harcamaları için 15 milyar lira fatura ödendi, tüketilen kutu ilaç sayısı 2 milyara ulaştı. Aynı dönemde antibiyotiklere 1.2 milyar, ağrı kesicilere 939 milyon lira harcandı. SGK Başkanı Fatih Acar da, bu artışın sürdürülebilir olması için bir dizi yeni çalışma başlattı.

    Kurum, aşırı ilaç kullanımını zararlarını anlatmak için broşürler, afişler hazırladı. Kamuoyunu bilinçlendirmeyi amaçlayan broşürlerde, ‘Gereksiz film ve MR sağlığınızı bozar. Çok ilaç kullanımı değil, akılcı ilaç kullanımı sizi sağlığınıza kavuştur ‘ gibi sloganlar yer alıyor.

    AYNI FİRMANIN İLAÇLARI YAZILAMAYACAK
    Kurum, bilinçli ilaç kullanımını teşvik için özel ve kamu hastanelerinden kullanılmak üzere ilaç ve tedavi de rehberi hazırladı. Doktorlar, güncel ilaçların yer aldığı bu rehberlerin dışında ilaç yazamayacak. Böylece sürekli aynı firmanın ilaçlarının yazılmasının önü de alınacak.

    USULSÜZ RAPOR HAZIRLANIYOR
    Doktor-ilaç firması ve eczane arasında menfaat ilişkisi kurularak suni talep oluşturulduğuna dikkat çeken yetkililer, ‘İlaç katılım payından muaf olmak için usulsüz rapor düzenleniyor. Belirlenen ilave ücretten daha fazla ilave ücret alınıyor. Endikasyon olmadığı halde büyük ambalaj ve büyük dozajda ilaçlar reçete ediliyor. Tedavi ve ilaç rehberi uygulaması bu usulsüzlüklerin önünü kesecektir ‘ dedi.

    BİR YILDA 14 MİLYON REÇETE
    SGK’nın usulsüz uygulamalarla mücadele için kurduğu Risk Odaklı Denetim Sistemi de sonuç vermeye başladı. Kurum’un başlattığı filtre sistemi ile bir günde 200-300 reçete yazan Doktorlar da yakayı ele verdi. Toplam 841 doktorun bir yılda 14 milyon reçeteye imza attığı ortaya çıktı.

    SGK Genel Sağlık Sigortası Konusunda Destek Bekliyor

    • Sgk Gss Konusunda Vatandaştan Destek Bekliyor

     

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Mersin İl Müdürü Mehmet Gülpak, kurum olarak amaçlarının sosyal güvencesi olmayan ve sağlık hizmeti almayan hiç kimsenin kalmaması olduğunu ifade ederek, “Vatandaşımız arabasını, evini sigortalatırken hiçbir tereddüt yaşamıyor ama kendisini sigortalatırken biraz tereddüt yaşıyor” dedi.

    GSS konusunda yazılı açıklama yapan SGK İl Müdürü Gülpak, hiçbir sosyal güvencesi olmayan vatandaşın GSS sayesinde artık aylık gelirlerine göre çok cüzi bir rakam ödeyerek sağlık hizmetlerinden faydalanabildiğini kaydetti. Kimlerin GSS kapsamına girdiği konusunda da bilgiler veren Gülpak, “18 yaş altı tüm çocuklar 30 gün prim Ödemiş olma ve prim borcu bulunmaması şartları aranmaksızın sağlık hizmeti almaktadır. 18 yaş üstü erkek çocuklar, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi durumunda ise 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayanlar anne ve babasının üzerinden faydalanabiliyorlar. Anne ve babadan sağlık yardımı alamayanların primleri ise gene devlet kapsamında sağlık yardımı almaya devam etmektedir. Bu kişilerin her yıl öğrenci belgelerini SGK İl Müdürlüğü ya da merkez müdürlüklerimize göndermesi yeterli olacaktır” dedi.

    Kız ve erkek çocuklarının sigortadan faydalanması konusunda da açıklamalarda bulunan Gülpak, “1 Ekim 2008 tarihinden önce anne ve babasının üzerinden sağlıktan faydalanan kız çocukları, 1 Ocak 2012 tarihinden sonra yine aynı şekilde sigortalı veya evli olmadığı sürece yaş şartı aranmaksızın anne ve babası üzerinden sağlık yardımından faydalanabilmektedir. 18 yaş üstü olup da okumayan, çalışmayan erkek çocuklar ise gelir testine tabi tutulmaktadır. 4/b Bağ-Kur prim borcu bulunan kişilerin 18 yaşın altındaki çocukları sağlıktan faydalanabiliyorken, 18 yaşından büyük olan çocuklar ve eşi gelir testinin sonucuna göre genel sağlık sigortasından faydalanabilirler” ifadelerini kullandı.

    Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının GSS konusunda ne yapması gerektiğini de açıklayan Gülpak, “Vatandaşlarımız yurt dışında yaşamasına rağmen ikamet olarak adresleri Türkiye olarak görünmekteyse otomatik olarak GSS kapsamına alınacaklar ve bu kişiler de gelir testi sonucuna göre prim ödemeyeceklerdir. Fakat ikamet adresleri yurtdışı olarak değiştirilirse GSS kapsamına alınmamaktadır” ifadelerine yer verdi.

    GSS gündeme geldikten sonar en çok durumu konuşulan kesimin yeşil kartlılar olduğunun altını çizen Gülpak, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ocak ayından itibaren Mersin genelinde yaklaşık 65 bin yeşil kartlı GSS kapsamına alınmıştır. 1 Ocak 2012 tarihinden önce yeşil kart sahibi olan ve bu tarihten sonra da vizesi devam eden vatandaşlarımız vize süreleri dolana kadar sağlık hizmeti almaya devam edip vize düresi dolmadan gelir testi için başvuruda bulunmalıdırlar. Bunun için de vatandaşlarımızın başvuru yapmak için ikametlerinin bağlı bulunduğu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na giderek gelir testi yaptırdıktan sonra kurumumuza müracaat etmeleri halinde işlemleri daha kısa sürede tamamlanmaktadır. Yapılan gelir testi sonucuna göre vatandaşlarımız aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama geliri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar, yeşil kartlı gibi değerlendirilip primi devlet tarafından karşılanıp sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanmaktadır.”

    Kurum olarak amaçlarının sosyal güvencesi olmayan ve sağlık hizmeti almayan hiç kimsenin kalmaması olduğunu belirten Gülpak, “Ocak ayından itibaren yaklaşık 215 bin kişi, yeşil kartlılar da dahil olmak üzere GSS kapsamına alınmıştır. Amacımız, bu oranın daha da büyüyerek 1 milyon 668 bin nüfusu olan Mersin’de hiç kimsenin sosyal güvencesiz olmamasıdır. Daha güvenli bir gelecek, toplum sağlığı ve yarınlarımız için büyük önem arz etmektedir. İnsanımız arabasını sigortalatıyor, evini sigortalatıyor ama kendilerini sigortalatırken biraz tereddüt ediyorlar. Yarınlar hepimizin, sağlıklı yaşam, sağlıklı gelecek demektir. Bunun için bizler siz değerli basın temsilcilerimizle birlikte Mersin’de sağlıklı yaşam için önce sosyal güvenlik bilincini yerleştirebilme konusuna ağırlık vererek desteklerinizin devamını bekliyoruz” dedi.

    Maaş için boşanıp birlikte yaşayanlara ceza yok

    Yargıtay, SGK’nın yetim maaşı alabilmek için hileli olarak boşanan çiftlere ceza talebini, kişilerin birlikte yaşamaya özgür iradeleri ile karar verebileceklerini belirterek reddetti

    Rize’de yaşayan F.T.İ ve M.İ çifti, Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi’ne anlaşmalı boşanma dava açtılar. Mahkeme de bu talebi kabul ederek çifti 1 Nisan 2005’de kesinleşen kararla boşadı. Boşanma kararından sonra F.T.İ’ye vefat eden babasından kaynaklı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yetim maaşı bağlandı. Ancak SGK, çiftin boşanmış olmalarına rağmen aynı evde yaşamaya devam ettiği, amaçlarının yetim maaşını alabilmek olduğu ve bu yüzden “kamu kurumunu dolandırmak” suçunu işledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

    7 yıla kadar hapis

    Rize Cumhuriyet Başsavcılığı da F.T.İ ve M.İ hakkında Türk Ceza Kanunu’nun “nitelikli dolandırıcılık” suçunu düzenleyen 158. maddesine göre 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve en az 13 bin 163 TL para cezası talep edildi. İddianamede, çiftin boşanmış olmalarına rağmen gerçekte bir arada yaşamaya devam ederek muvazaalı boşanma yaptıkları, boşanma kararına dayanarak sanık F.T.İ’nin babasından kalan yetim maaşını aldığı anlatıldı. İddianamede, bu suretle SGK’nın 6 bin 581 TL zarara uğratıldığı ileri sürülerek sanıkların cezalandırılmaları istendi.

    “Özgür irade”

    Rize Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamenin aksine sanıkların beraatine karar verdi. Ancak SGK, kararın bozulması talebiyle Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay 15. Ceza Dairesi kararında dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp yarar sağlaması gerektiği belirtilerek “Bu suçun oluşması için hileli nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır” denildi.

    “Özgür irade”

    Dava konusu olayda, sanıkların kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile boşandıklarına dikkat çekilerek sanıkların böyle bir kararın varlığına rağmen birarada yaşayıp yaşamama hususunda özgür iradeleri ile davranabilecekleri belirtildi. Bu durumda hak sahibine maaş bağlanıp bağlanılmaması hususunun SGK’nın takdirinde bulunduğu ve usulsüz yapılan bir ödeme ve zarar var ise bunun idare tarafından Hukuk Mahkemelerinde açılabilecek davalar yoluyla tazmin edilebileceği belirtilen kararda “Bu nedenle sanıklara isnat edilen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının suç konusu olayda oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir” denildi. Daire bu gerekçeyle yerel mahkeme kararının onanmasına hükmetti.

    SGK Borçları Yeniden Yapılandırma Başvuru Tarihi

    T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI İşverenler Prim Daire Başkanlığı

     

    Birim Adı: İşverenler Prim Daire Başkanlığı İrtibat : M.DUNDAR SIMSEK SGU E-posta : isverenlerPrimDB@sgk.gov.tr Telefon:(0312) 458 71 43 Faks: (0312) 432 12 37 Adres : Mithatpaşa Cad. No:7 Sıhhiye/Ankara

    20.09.2012

     

    DUYURU

     

    6111 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPILANDIRILAN BORÇLARIN

    6322 SAYILI KANUN KAPSAMINDA İHYASINA İLİŞKİN SON BAŞVURU TARİHİ HAKKINDA

    DUYURU

    Bilindiği gibi, 6322 sayılı Kanun ile 6111 sayılı Kanuna geçici 19 uncu madde eklenmiş olup, bu madde ile 6111 sayılı Kanun kapsamında borçları yapılandırılmış ancak ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle yeniden yapılandırma hakkı sona ermiş olan borçlulara yapılandırma anlaşmalarını ihya etme imkanı sağlanmıştır.

    Buna göre, ihya hükümlerinden yararlanmak üzere son başvuru tarihi 2012/23 sayılı Genelge uyarınca 1/10/2012 olup, bu tarihe kadar anılan Genelge ekinde yer alan başvuru formu ile ünitelerimize müracaat edilmesi gerekmektedir.

    Kamuoyuna önemle duyurulur

    ikinci el eşya alan yerler | ikinci el eşya alanlar
    fantazi iç giyim