SGK PİŞMANLIK İNDİRİMİ

PİŞMANLIK İNDİRİMİ

1-GİRİŞ:

Sosyal güvenlik sistemimizi düzenleyen mevzuat; sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası olarak iki ana bölümden oluşmaktadır. Bu mevzuatı düzenleyen 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun” başlığı da bu şekilde isimlendirilmiştir. Bu iki ana bölümden sosyal sigortacılık; emeklilik ve kısa vadeli risklere karşı sosyal bir güvence öngörürken, genel sağlık sigortası; kişilerin temel sağlık hizmetlerini güvence altına almayan çalışan bir sigortacılık tekniği olarak karşımıza çıkmaktadır.(1)

Kişilerin sosyal güvenliğe ilişkin hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda”(2) hem sosyal sigortacılık hem de genel sağlık sigortacılık anlamında sigortalılık mecburi tutulmuştur. “Sigortalılığın mecburiliği ilkesi” gereğince sigortalı sayılabilmek tarafların istek ve iradelerine bırakılmamış, Kanunda belirtilen koşulların oluşması halinde kendiliğinden kazanılan bir hak ve yükümlülük olarak kabul edilmiştir. Bu kuralın altında yatan temel anlayış kanımızca ülkemizde yaşayan hiçbir kimsenin sosyal güvenceden yoksun bırakılmamasına dayanmaktadır.

Sosyal güvenliğin bir hak olarak, Anayasamız ile teminat altına alındığı bu sistemde, bu hakkın elde edilebilmesi, kullanılabilmesi, bu hakkın sağladığı menfaatlerden yararlanılabilmesi için aynı zamanda bazı yükümlülükler de getirilmiştir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından, sosyal güvenlik olgusunun ortaya konulmasını sağlayacak olan bildirge veya belgelerin muhteviyatına göre sigortalı, işveren, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri, tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşlar, gerçek kişiler Kuruma(3) karşı sorumlu tutulmuşlardır. Bu kişiler bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından sadece sorumlu tutulmakla kalmamış, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde para cezası ile de cezalandırılmışlardır.

2-           HİZMET KAYITLARINA ESAS BİLDİRGE VE
BELGELERİN İLGİLİLERCE VERİLMESİ
VEYA RESEN DÜZENLENMESİ:

5510 sayılı Kanunda kimlerin sigortalı sayılması gerektiği, kimlerin sigortalı sayılmayacağı sayma yoluyla belirtilmiştir. Yine bu Kanunda sigortalılığı hangi hallerde başlayıp sona ereceğine ilişkin durumlar düzenlenmiştir. Buna göre sigortalılığın başlangıcı ile bildirim yükümlülüğü sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi suretiyle gerçekleştirilir. Bu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi neticesinde Kurumca sigortalılığın tescil işlemi yapılarak bu kişiler tescil kütüğünü kayıt edilirler. Tescil edilen bu sigortalılara bir sosyal güvenlik numarası verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, aynı zamanda bu kişilerin sosyal güvenlik numarasını oluşturur. Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirim yükümlülüğü ise sigortalı işten ayrılış bildirgesinin Kuruma verilmesi suretiyle gerçekleştirilir. (4)

Sigortalılığın tescil işleminden önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c ) bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıran işverenlerin, çalıştırdıkları sigortalılardan dolayı işyerlerini Kuruma bildirmeleri zorunludur. İşyerinin tesciline ilişkin bildirim yükümlülüğü işyeri bildirgesinin Kuruma verilmesi suretiyle gerçekleştirilir. Bu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi neticesinde işyeri tescil edilerek, Kurumca işyerine bir işyeri sicil numarası verilir. Sosyal güvenlik hak ve yükümlülüklerinin kullanılmasına ilişkin tüm iş ve işlemler bu işyeri sicil numarası üzerinden yürütülür.

Yukarıda açıklandığı üzere bu tescil işlemleri normalde bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekli olan ilgililerin buna ilişkin bildirge ve belgeleri Kuruma vermesi suretiyle gerçekleştirilir. Bildirim yükümlülüğü doğduğu halde bu yükümlülüğün yerine getirilmediğinin Kurumca tespit edilmesi halinde tescil işlemi resen yapılır.

Resen tescil işlemleri; Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca filen yapılan denetimler veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitler ya da kamu idarelerinin denetim elamanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, inceleme ve denetimler, kamu kurum ve kuruluşları ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar tarafından düzenlenen belge ve alınan bilgiler ile yargı kararına istinaden yapılır.

3- İNDİRİMİN KAPSADIĞI BİLDİRGE VE BELGELER:

3.1- Sigortalı İşe Giriş ve Genel Sağlık Sigortası Giriş Bildirgesi:

Sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilme süreleri 5510 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde, genel sağlık sigortası giriş bildirgesinin Kuruma verilme süreleri ise 5510 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu bildirgelerin Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma verilmemesi halinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi gereğince her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. Ancak 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bu bildirgelerin yasal süresi geçtikten sonra 30 gün içinde kendiliğinden verilmesi ve cezanın tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi halinde, uygulanacak olan cezanın %75’i indirilir.

Örnek 1: X limitet şirketine ait bir tekstil atölyesinde 10.05.2012 tarihinde işe başlatılacak olan A şahsının sigortalı işe giriş bildirgesinin en geç 09.05.2012 tarihine kadar Kuruma verilmemesi halinde, işveren hakkında 886,50.-TL tutarında idari para cezası tahakkuk ettirilecektir. Ancak sigortalı işe giriş bildirgesinin 08.06.2012 tarihine kadar kendiliğinden Kuruma verilmesi ve tebliğ edilen idari para cezasının tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi halinde 886,50.-TL’lik idari para cezasının 4/3 indirilerek 221,62.-TL’li kısmı tahsil edilir.

3.2- İşyeri Bildirgesi:

İşyeri bildirgesinin Kuruma verilme süreleri 5510 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilmiştir. İşyeri bildirgesinin Kanunda belirtilen sürelerde Kuruma verilmemesi halinde, 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi gereğince kamu idareleri ile bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç katı tutarında, diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. Ancak 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bu bildirgelerin yasal süresi geçtikten sonra 30 gün içinde kendiliğinden verilmesi ve cezanın tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi halinde, uygulanacak olan cezanın %75’i indirilir.

Örnek 2: Kendisine ait kuruyemiş dükkânında 02.04.2012 tarihinde ilk kez sigortalı çalıştırmaya başlayan işveren, işyeri bildirgesini en geç 02.04.2012 tarihinde Kuruma vermediği takdirde işletme defterine tabi olması halinde asgari ücretin iki katı tutarında 886,50 x 2 = 1.773,00.-TL idari para cezası ile cezalandırılacaktır. Ancak işyeri bildirgesinin 02.05.2012 tarihine kadar kendiliğinden Kuruma verilmesi ve tebliğ edilen para cezasının tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi halinde 1.773,00.-TL’lik idari para cezasının 4/3 indirilerek 443,25.-TL’lik kısmı tahsil edilecektir.

3.3- Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi:

Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirim süreleri 5510 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilmiştir. Bu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi gereğince idari para cezası uygulanır. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama ve sona ermesine ilişkin bildirimi süresi içinde göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilen ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır. Yine 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. Ancak 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bu bildirgelerin yasal süresi geçtikten sonra 30 gün içinde kendiliğinden verilmesi ve cezanın tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi halinde, uygulanacak olan cezanın %75’i indirilir.

Örnek 3: Bir pamuk dokuma fabrikasında çalışan iki sigortalının 10.04.2012 tarihli işten çıkışının, Kuruma süresi içinde bildirilmemesi halinde toplam 177,30.-TL idari para cezası uygulanacaktır. Ancak sigortalı işten ayrılış bildirgesinin 10.05.2012 tarihine kadar kendiliğinden Kuruma verilmesi ve tebliğ edilen idari para cezasının tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi halinde 177,30.-TL’lik idari para cezasının 4/3 indirilerek 44,32.-TL’lik kısmı tahsil edilecektir.

3.4- Diğer Bildirim Yükümlülükleri:

5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Kamu idareleri vazife malûllüğüne sebep olan olayı, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere derhal, Kuruma da en geç onbeş iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür.

5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesi gereğince Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve bunların adreslerini onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

5510 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişileri, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgileri, verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.

Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. Ancak 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bu bildirgelerin yasal süresi geçtikten sonra 30 gün içinde kendiliğinden verilmesi ve cezanın tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi halinde, uygulanacak olan cezanın %75’i indirilir.

Örnek 4: Bölgesinde bulunan bir yerin park ve bahçe düzenleme işlerini 01.02.2012 tarihinde ihale yoluyla alan  z firmasına ait bilgileri Kuruma kanuni süresi içinde bildirmeyen X Belediye Başkanlığı hakkında 886,50.-TL tutarında bir idari para cezası uygulanacaktır. Ancak bu bildirimin 02.03.2012 tarihine kadar kendiliğinden yapılması ve tebliğ edilen idari para cezasının tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi halinde 886,50.-TL’lik idari para cezasının 4/3 indirilerek 221,62.-TL’lik kısmı tahsil edilecektir.

4- SONUÇ OLARAK:

26/02/2012 tarihinde yürürlüğe konulan 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bildirim yükümlülüğü doğduğu halde bu yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemekle birlikte sonradan kendiliğinden yerine getirenler için uygulanacak idari para cezasında % 75’lik bir indirim yapılması imkanı getirilmiştir. Bu indirimden yararlanmak için bildirge veya belgenin yasal süresi geçtikten sonra kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve tebliğ edilen idari para cezasının, tebliğ tarihini takip eden 15 gün içinde ödenmesi gerekmektedir. Bu indirimden yararlanabilmenin diğer bir koşulu da bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan fiili tespitler ile işyeri kayıtlarından yapılan incelemeler, diğer kamu idarelerinin denetim elamanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler ya da kamu idarelerinden alınan belgeler neticesinde tespit edilmemiş olmasıdır.

6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bildirge ve belgelerin yasal süresi geçtikten sonra yükümlülerce kendiliğinden Kuruma verilmesi halinde uygulanacak bu indirime “pişmanlık indirimi de” diyebiliriz. Çünkü burada herhangi denetim, inceleme, kontrol, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile bilgi paylaşımı yapılan diğer kurum ve kuruluşlar tarafından alınan bilgi ve belgelere dayalı bir tespit yokken, yasadan doğan yükümlülüğünü zamanında yerine getirmeyen ilgililerin kendilerini ihbar etmeleri halinde normalde bu fiillerden dolayı yasada uygulanması öngörülen idari para cezalarında bir indirime gidilmesi söz konusudur. Getirilen bu uygulamayı kayıt dışı istihdamla mücadelenin bir parçası olarak da görebiliriz. Aslında burada kayıt dışı istihdamda kalmanın maliyeti ile kayıtlı istihdama geçişin getireceği maliyet farklılaştırılarak kayıtlı istihdama geçiş teşvik edilmekte daha doğrusu cazip hale getirilmektedir. Ancak bu yöntem Kurum kayıtlarında yer almadığı halde, uygulamada Kurumca tespit edebilme olasılığı yüksek bulunan yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından daha çok geçerli olan bir yöntemdir. Çünkü bu yöntemde kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen yükümlülerin ileride karşılaşacağı daha büyük riskleri, daha az bir maliyetle satın almalarına imkan sunulmaktadır.

KAYNAKÇA

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (05/03/2009). 2009/37 sayılı Genelge.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (28.09.2008) 5510 Sayılı Kanun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkında Tebliğ, Ankara: Resmi Gazete (27011 Sayılı).

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (28.09.2008) Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Verilmesine ve Primlerin Ödenme Sürelerine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ, Ankara: Resmi Gazete (27011 Sayılı).

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (12/05/2010). Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Ankara: Resmi Gazete (27579 Sayılı).

T.C.Yasalar (16/06/2006). 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu” Ankara: Resmi Gazete (26200 sayılı).

_____________________________________________

(1) 5510  sayılı Kanunda Sosyal sigortalar; kısa ve uzun vadeli sigorta kollarını, Genel sağlık sigortası; Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortayı ifade eder.

(2) 16/06/2006 Tarihli, 26200 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3) Bu yazıda geçen (Kurum) ibaresi (Sosyal Güvenlik Kurumu’nu) ifade eder.

(4) 01/10/2008 Tarihinden itibaren ilk defa çalışmaya başlayanlardan; hizmet akdi ile bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, kamu idarelerinde (a) ve (b) bendi kapsamı dışında çalışanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ( c ) bendi kapsamında sigortalı sayılmışlardır.

Süleyman TUNÇAY

SGK Başmüfettişi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir